Ana Sayfa     Haberler     Firmalar, Mekanlar     Harita     Hava Durumu    

Adana'dan haberler. Çeşitli kaynaklar taranarak (hürriyet, milliyet...) Adana ile ilgili haberler tek bir yerde toplanıyor.


Adana'da kefaletle serbest bırakılan Çilem Karabulut'un kendisini dövdüğü ve fuhuşa zorladığı iddiasıyla öldürdüğü eşi Hasan Karabulut'un annesi şok bir iddiada bulundu. Oğlunu Çilem'in değil ailesinden başka birisinin öldürdüğünü ileri süren Hatun Karabulut, "Oğlum uykuda 8 kurşunla öldürüldü, adalet istiyorum. Çilem cezaevinden çıktıysa bütün katiller çıksın" dedi.Hasan Karabulut'u tabancayla öldüren 1 çocuk annesi Çilem Karabulut, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tahrik ve iyi hal indirimi ile 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Çilem Karabulut'un avukatı İsa Ayanoğlu, 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müvekkilinin uygun görülecek adli kontrol tedbirleriyle tahliye edilmesi için talepte bulundu. Mahkeme heyeti ise talebi kabul ederek Çilem Karabulut'u 20 Haziran Pazartesi günü akşam 50 bin lira nakdi kefaletle tahliye etti. Çilem Karabulut'un kefaletle serbest bırakılması, öldürülen Hasan Karabulut'un ailesinin tepkisine neden oldu. "BÜTÜN KATİLLERİN ÇIKMASI GEREKİYOR" Karabulut'un annesi Hatun Karabulut, oğlunun uykuda 8 kurşun sıkılarak öldürüldüğünü, bunu savcılığın da uyku ve uyanmak arasında olduğu tespitine rağmen Çilem'in tahliye edilmesine bir anlam veremediklerini söyledi. Çilem'in tahliye tahliyesiyle ciğerinin ikinci kez yandığını, onun en ağır cezadan yargılanması gerektiğini, uykuda bir insanı arkadan vuran birisinin tahliye edilmesine anlam veremediğini ifade ederek, "Bu nasıl bir adalet. 15 yıl hapis cezasını bile az bulurken tahliye olmasına çok üzüldük, ben bu tahliyeye karşıyım. Bu tahliye bizi çok üzdü. Çilem tahliye oluyorsa cezaevindeki bütün katillerin dışarı çıkması gerekiyor. Çünkü benim oğlumda öldürüldü, onu öldüren dışarıda" diye konuştu. "OĞLUMU ÇİLEM'İN AKRABALARI ÖLDÜRDÜ" Anne Karabulut, oğlunun Çilem tarafından öldürülmediğini de ileri sürerek, "Olaydan bir kaç gün önce Çilem'in babası eşimi ve beni çağırarak Hasan'a 120 bin lira para verdiğini geri alamadığını söyleyerek Hasan'ı ve ailesini yakacağını söyledi. Biz ise içinde kendi kızının da olduğunu söyledik ama bizi paranın geri verilmemesi durumunda tehdit etti. Bu durumu oğluma anlattım oğlumda kayınbabasının kendisine 180 bin lira borcu olduğunu söyledi, 120 bin lirayı da ev alma bahanesiyle 180 bin lirasını kurtarmak için aldığını söyledi. Daha sonrada bu olay oldu. Zaten Çilem 3 ay önce oğlumla sorun yaşadığı için baba evine dönmüştü. Ancak olaydan 3 gün önce nedense evine geri döndü. Oğlumu Çilem değil onun akrabaları öldürdü, ben Çilem'in öldürdüğünü sanmıyorum" dedi. "ÖZGECAN'I MEZARINDA RAHAT BIRAKSIN" Karabulut, Çilem'in tahliye olduktan sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada oğlumun Çilem'i Özgecan'ın katiline tepki gösterdiği için "kız ne yaptı Allah bilir o yüzden öldürdü' diyerek şiddet uyguladığını hatırlatarak, "Özgecan çok masum bir insandı. O çok iyi bir aile kızıydı. O masum kızın üzerinden de prim yapmaya çalışıyor. Bunu yapmasın Özgecan'ı mezarında rahat bıraksın. Özgecan öldürüldü, Çilem ise öldürdü" şeklinde konuştu. "BEN BİLİYORUM Kİ OĞLUM ÇİLEM'İN İKİNCİ EŞİ" Oğlu öldürüldüğü ilk günden beri Çilem'in fuhuş iddiası ortaya attığını söyleyen Karabulut, "Oğlum yaralamadan, uyuşturucu kullanmak ve satmaktan cezaevine girdi. Ancak kesinlikle namussuzluk yapmadı. Benim oğlum kesinlikle eşine fuhuş yaptırmadı. Kendisi Hasan benim ilk aşkımdı diyor ancak ben biliyorum ki oğlum Çilem'in ikinci eşi. Onlar en baştan oğlumun Çilem'e fuhuş yaptırmak istediğini söyleyerek ailemizin adını kirletti. Yarın bir gün Çilem'in kızı büyüyecek okula gidecek o kıza baban annene fuhuş yaptırıyormuş diye sorarlarsa kızcağız ne diyecek. Bunları hiç düşünmediler sırf cezaevinde yatmamak için bizim aileye bütün karayı çaldılar. Ancak benim oğlum otomobil alıp satıyordu işi de çok iyiydi kesinlikle böyle bir namussuzluk yapmadı." "ÇİLEM MAĞDUR EDEBİYATI YAPIYOR" Hasan Karabulut'un ablası Ayşe Elçi ise Çilem'in bir erkek tarafından vahşice öldürülen Özgecan Arslan'ın üzerinden bile prim yapmaya çalıştığını, mağdur edebiyatı yaptığını belirterek, "Tahliye olduktan sonra güya ağabeyim Çilem'i Özgecan Arslan'ın katiline tepki gösterdiği için dövmüş bunu söyleyip duruyor. Öyle birşey yok yalan. Kardeşim Özgecan Arslan öldürüldüğünde 'devlet Özgecan'ın katilini bana versin onu taksimde doğrayayım' dedi. Ben bunu biliyorum. Çilem söylediği gibi bir şey olmadı" diye konuştu.
29 Haziran 2016 00:00 | gündem
Adana Emniyet Müdürlüğü, bölücü terör örgütü PKK yandaşlarının korsan gösteri sırasında polise atılmak üzere hazırladığı 27 el yapımı bombanın ele geçirildiğini bildirdi.Adana Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, bölücü terör örgütü PKK mensupları tarafından 26 Haziran 2016 günü Seyhan ilçesine bağlı Barbaros, Gülbahçesi ve Ova Mahalleleri'nde korsan gösteri yapıldığı ve polisin bu eylemlere müdahale ettiği belirtildi. Açıklamada yapılan müdahale sonrasında polisin yaptığı aramalarda 6 pompalı tüfek, 27 pet şişeye hazırlanmış halde el yapımı bomba, molotof bombası yapımında kullanılan çok sayıda cam şişe ve bez parçaları eldiven ile benzin, korsan gösteriye katılanların kimliklerini saklamak için kullandıkları gömlek, pantolon, eşarp, eldiven ve tişört ele geçirildiği belirtildi.
28 Haziran 2016 00:00 | gündem
Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla 500 bin kişinin daha tatile çıkması bekleniyor. Artan talep dolayısıyla kara ve hava yollarında doluluk oranları yüzde 100'e ulaştı. Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılması ve haftalar öncesinde açıklanması, turizm başta olmak üzere birçok sektöre "can suyu" oldu. Hem Rusya hem de Avrupa'dan gelen turist sayısındaki azalış sonucu zor bir yıl geçiren ve iç piyasaya yönelen tur operatörleri ve otelcilerin yüzünü güldüren tatil, kara ve hava yolu şirketlerinde de bazı hatlarda doluluk oranlarını yüzde 100'e taşıdı. Turizmciler, ramazan gibi eylül ayındaki Kurban Bayramı tatilinin de 9 güne çıkartılmasını ve bir ay öncesinden açıklanarak vatandaşların plan yapmasına imkan tanımasını istiyor. AA muhabirlerin sorularını yanıtlayan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, Rusya ile yaşanan kriz ve son dönemde Türkiye de dahil olmak üzere dünya genelinde artan terör olaylarının turizm sektörünü son derece olumsuz etkilediğini belirtti. Ulusoy, içinde bulundukları bu kriz ortamından dolayı ve sektöre hareketlilik getirmesi açısından Ramazan Bayramı tatil süresinin 9 gün olarak açıklanmasının özellikle iç turizm piyasasına ciddi katkı sağlayacağını kaydetti. 2015 yılında bayram tatili süresinin kısa olması nedeniyle yurt içinde 180 bin ve yurt dışında 20 bin kişinin tatile çıktığını hatırlatan Ulusoy, "Bu yıl Ramazan tatil süresinin Hükümetimiz tarafından 9 gün olarak açıklanması, özellikle iç turizm piyasasında ciddi bir canlanma yaşanmasına neden olacaktır. Geçen yıl erken rezervasyon ile tatile giden Türk turist sayısı 3,2 milyondu. Bu yıl ise rakamlar 4 milyonu buldu. 9 günlük bayram tatili ile birlikte 500 bin kişinin daha tatile çıkacağını düşünmekteyiz. Bunun da turizm sektörüne olumlu etkisi olacaktır." şeklinde konuştu. "Benzer düzenlemenin Kurban Bayramı için de yapılması olumlu olacaktır"Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık da uzun bayram tatillerinin doluluk oranlarına olumlu yansıdığını ifade ederek, "Temmuz ve ağustos ayları iç pazar trafiğinin yoğunlaştığı bir dönemdir. Dolayısıyla dolulukları yukarıya, yaklaşık yüzde 100'lere taşıyacaktır. Her şeye rağmen bu yoğun talep, yaşanan misafir ve gelir kaybını telafi etmeye yetmez." diye konuştu. Ayık, ramazan benzeri düzenlemenin ivedilikle Kurban Bayramı için de yapılmasının olumlu olacağını ifade ederek, "Sıkıntılı ve büyük kayıpların yaşandığı bir dönemde, bir nebze de olsa, bu tür uzun tatiller iç pazar trafiği ve talebini artıracaktır." dedi. "Yurt dışı destinasyonlara ilgi geçen yıla göre daha fazla"Setur Turizm Müdürü Oktay Temeller ise bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasını turizm açısından olumlu bir gelişme olarak gördüklerini ve tatil planı yapanlar için ekstra bir motivasyon olduğunu belirtirken, turizm ekonomisine yaratacağı katkı açısından da bu uygulamayı bir nevi "destek paketi" olarak değerlendirdiklerini söyledi. Temeller, tatilin uzatılması kararı ile Ramazan Bayramı dönemi için yerli turist açısından yüzde 20 artış öngörüldüğünü, yıl sonu toplam iç turizm hareketlerinde de benzer bir artış beklendiğini ifade ederek, "Uzun bayram tatilleri her dönemde iç pazara olumlu etki sağlamaktadır. Ancak sektördeki beklenti, otellerin Rusya ve Avrupa'dan kaynaklanan kayıplarını karşılamaya maalesef yetmeyeceği yönünde." dedi. "Geçen yıla göre 9 günün etkisi ile ciddi bir artış var"Pronto Tour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran da bayram tatillerinin Hükümet tarafından idari izin ile uzatılmasının önceki yıllarda da olduğunu, ancak bayrama 4-5 gün kala ilan edilen bu uzatmaların tatil planı yapan vatandaşlara fayda sağlamadığını, değişiklik yapılması halinde de son dakika olması nedeniyle maliyetlerin çok yüksek kaldığını söyledi. Onaran, bayram tatilinin mevsim dolayısıyla en çok güney sahillerine talebi artırdığını, ayrıca Ege, kültür turları ve yurt dışında da İtalya, Balkanlar ve Yunanistan gibi yakın bölgelerin en çok rağbet edilen yerler arasında yer aldığını bildirdi. Ali Onaran, eylül ayındaki Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılıp vatandaşın program yapmasına imkan vermesi için bir ay öncesinde açıklanmasını istediklerini de ifade etti. "Yüzde 100 dolu birçok seferimiz bulunuyor"Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet Nane, Pegasus olarak Ramazan Bayramı döneminde özellikle Antalya, Kıbrıs, Bodrum, Dalaman, Gazipaşa-Alanya gibi iç hat uçuş noktalarında yüksek doluluk oranları gördüklerini, bu hatlarda yüzde 100 dolu birçok seferleri bulunduğunu ifade etti. Nane, "Yazlık iç hat noktalarına yoğun talebin olduğu 9 günlük Ramazan Bayramı döneminde özellikle Ankara, Kayseri, Elazığ, Şanlıurfa, Ordu-Giresun, Samsun ve Trabzon gibi farklı yurt içi noktalarımızdan Antalya, Bodrum ve İzmir'e misafirlerimizin direkt uçabilecekleri ek seferler planladık. Ek seferlerimizin 79'unu en çok tercih edilen yurt içi uçuş noktalarımıza, 36'sını ise Antalya, İzmir, Ankara ve Adana'dan KKTC'ye planladık." diye konuştu. "9 günlük tatil, otobüs firmalarına da ilaç oldu"Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Genel Başkanı Birol Özcan, 9 günlük bayram tatilinin turizmin yanı sıra otobüs firmalarına da "ilaç" gibi geldiğini ifade ederek, doluluk oranlarının üzerinde talep olması dolayısıyla ilave seferler açtıklarını söyledi. Özcan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki terör olaylarından dolayı bu bölgelere yapılan seferlerin olumsuz etkilendiğini, buna karşın Ramazan Bayramı döneminde otobüslerin bu bölgelere dolu gidip geleceğini kaydetti. Sektörde korsan taşımacılığın büyük bir sorun olduğunu, denetimlerle bunun önüne geçilmesi gerektiğini belirten Özcan, bayram dönemlerinde artan kazalara dikkati çekerek, kazaların büyük bölümünün korsan taşımacılık ve küçük araçlardan kaynaklandığını söyledi.
28 Haziran 2016 00:00 | ekonomi
Adana'da ilginç bir tesadüf sonucu tanışan, çektikleri kısa filmlerle ulusal ve uluslararası birçok yarışmada başarılı olan polis memuru ve makine mühendisi, dördüncü filmleri için ter döküyor.Adana'da ilginç bir tesadüf sonucu tanışan, çektikleri kısa filmlerle ulusal ve uluslararası birçok yarışmada başarılı olan polis memuru ve makine mühendisi, dördüncü filmleri için ter döküyor. Asayiş Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru 30 yaşındaki Tunahan Kurt, bir yıl önce kendisi gibi bir film tutkunu olan Çukurova TEKNOKENT'te görevli makine mühendisi 26 yaşındaki Nuri Cihan Özdoğan ile ilginç bir olay sonucu tanıştı. İkili tutkularını bir süre sonra uygulamaya dökerek kısa sürede üç kısa film çekti. Çektikleri filmleri çeşitli festivallerdeki yarışmalara gönderen Kurt ve Özdoğan, emeklerinin karşılığını ise ödül olarak aldı. Polis memuru Tunahan Kurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kent merkezinde gerçekleştirilen rutin devriye görevi sırasında meslektaşıyla ağaçlık bir alanda kıyafetleri kanlı halde bir kişiyi fark ettiklerini anlatarak, durumdan şüphelenip olay yerine gittiklerinde kişinin arkasında bir film ekibi olduğunu gördüklerini söyledi. Ekibin senarist ve yönetmeni Nuri Cihan Özdoğan ile bu sayede tanıştığını aktaran Kurt, daha önce kendisinin de kısa film denemelerinde bulunduğunu ancak başarılı olamadığını ifade etti. Özdoğan ile daha sonraki zamanlarda bir araya geldiklerinde birlikte kısa film çekmeye karar verdiklerini belirten Kurt, bu sayede bir yıl içinde "Sükut", "Sırat" ve "Babam Uçak" adlı üç kısa filmin hem senaryosunu yazdıklarını hem de yönetmenliğini birlikte gerçekleştirdiklerini bildirdi. Lions Kısa Film Yarışmasında ise jüri özel ödülü aldılar Kurt, birlikte hareket etme kararının kendileri için olumlu yansımaları olduğunu aktararak, tek açıdan çekilen görüntüyle hazırlanan ve konuşamayan bir yazarın filmdeki karakterlerin yerine kendisini koymasını anlatan "Sükut" adlı filmle Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı kapsamında düzenlenen kısa film yarışmasında ikincilik ödülü, Uluslararası Lions Kısa Film Yarışmasında ise jüri özel ödülü aldıklarını söyledi. Kurt, Suriyeli bir babanın ülkesindeki iç savaşta yaşamını yitiren bebeğini, güvenli olarak gördüğü Türkiye'ye çeşitli zorluklarla getirip defnetmesini konu alan "Sırat" isimli filmiyle ise Çekmeköy Belediyesinin Cumhurbaşkanlığının desteğiyle düzenlediği "merhamet ve adalet" konulu kısa film yarışmasında mansiyon ödülü aldıklarını aktardı. Nuri Cihan Özdoğan ise Tunahan Kurt ile tanıştıktan sonra sinemaya bakış açılarının uyumlu olduğunu gördüğünü ve bunun üzerine birlikte film çekmeye başladıklarını belirtti.
27 Haziran 2016 00:00 | kültür sanat
İzmir askeri casusluk kumpasının mağduru eski Foça Deniz Üs Komutanı Kurmay Albay Erdoğan, FETÖ'nün yabancı istihbaratların pis işlerini yapan taşeron bir örgüt olduğunu belirterek, "Bu yapı, TSK'dan bir an önce temizlenmeli. Emir-komuta zinciri dışında başka bir yerden emir alanlar ordu içinde var oldukça, her an yeni bir Adana MİT TIR'ları örneği yaşanabilir." dedi.İzmir askeri casusluk davası kumpası, FETÖ'nün akıl almaz oyunlarını ve dramatik mağduriyetleri gün yüzüne çıkartıyor. Deniz Kuvvetleri'nin en başarılı subaylarından olan ve 2012 Yüksek Askeri Şura'da amiralliğe terfi etmesi beklenirken, kumpas sonucu tutuklanıp 20 ay hapis yatan eski Foça Deniz Üs Komutanı Kurmay Albay Ömer Faruk Erdoğan, FETÖ'nün en büyük kıyımı Deniz Kuvvetleri'nde yaptığını, bu yapının bir an önce ordudan temizlenmesi gerektiğini söyledi.ÖRGÜTE YÖN VERENLER YARGILANMALIDIRZaman'a konuşan Erdoğan, FETÖ'nün yabancı ülkelerin istihbarat teşkilatlarının kirli işlerini üstlenen piyon bir örgüt olduğunu belirterek, TSK'da kimsenin emir-komuta zinciri dışında başka bir yapıdan emir almasının söz konusu olamayacağını, aksi takdirde Adana'da yaşanan MİT TIR'ları olayı gibi vahim tablolar ile karşılaşılabileceğini söyledi. Erdoğan, "Buna fırsat vermeden bir an önce Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki bu yapı temizlenmelidir." ikazında bulundu.Erdoğan, yargılananların alttaki insanlar olduğuna dikkat çekerek,
24 Haziran 2016 00:00 | gündem
Adana'da kocasını öldürdüğü iddiasıyla 15 yıl hapis cezası verilen Çilem Karabulut'un kefaletle tahliye edilmesi kararına itirazda bulunuldu. Adana'da kocasını öldürdüğü iddiasıyla yargılanan ve 15 yıl hapse mahkum edilen Çilem Karabulut'un kefaletle tahliyesine maktulun ailesinin avukatı tarafından itirazda bulunuldu. Eşi Hasan Karabulut'u tabancayla öldürdüğü iddiasıyla 15 yıl hapis cezası verilen Çilem Karabulut'un tahliye edilmesi kararına, öldürdüğü eşinin ağabeyi Mesut Karabulut'un avukatı Ceyhun Bora Kahyalar itiraz etti. Karabulut ile Kahyalar, dün öğle saatlerinde bir üst mahkeme olan Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere kararın verildiği Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine Çilem Karabulut'un tekrar tutuklanması için dilekçe verdi. Tahliye kararına itiraz dilekçesinde Hasan Karabulut'un uyurken öldürüldüğünü belirten avukat Kahyalar, "Çilem Karabulut müvekkilimin sırtından ve uzak mesafeden 8 el ateş etmek suretiyle ölümüne sebep olmuştur. Fuhuş iddiası bir algıdır. Adli Tıp Kurumunda tedavisi yapıldığında en ufak bir darp izine rastlanmamıştır. Gerek sanığın olaydan önce müvekkilimi arayarak eve çağırması gerekse de öldürme fiilinin müvekkilim uyurken gerçekleştirilmesi, olayın önceden tasarlandığını açıkça gözler önüne sermektedir." ifadesini kullandı. Kahyalar, Çilem Karabulut'un savunmalarında kendisini olayda mağdur gibi göstererek haksız tahrik veya meşru müdafaa hükümlerinden faydalanmaya, ayrıca son dönemde ülkede meydana gelen kadına karşı şiddet olaylarının artması nedeniyle kamuoyunda kendisi lehine bir vicdani kanaat oluşturmaya çalıştığını iddia etti. Tutukluluğun devamı yönünde karar veren üye hakimin sanığın tahliyesi yönünde görüş değiştirmesini de dilekçesinde eleştiren Kahyalar, "Dosyada sayın hakimin kararını değiştirmesine sebebiyet veren hangi delil dosyaya sunulmuştur. Dava konusu fiil kasten öldürme vasfında olup bu suç tutuklama nedeni var sayılan katalog suçlardan bir tanesidir. Hal böyleyken sanık hakkında tutuklama sebeplerinin varlığı gözetilmeksizin tahliyesine karar verilmesi hukuka aykırıdır" diyerek, Çilem Karabulut'un tekrar tutuklanması gerektiği görüşünü savundu. Öldürülen Hasan Karabulut'un ağabeyi Mesut Karabulut da "Biz adalete, yargıya güvenmiştik. 15 yıl almış biri bugün dışarıda. Bu davayı gerekirse Ankara'ya kadar taşıyacağız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a kadar gideceğiz. O zaman içeride yatan herkes kefaletle tahliye edilsin. Ailece perişanız. Buradaki yargıya güvenimiz sarsıldı. Ben soruyorum, uyuyan çocuğu öldürmek kadın hakkı mıdır?" diye konuştu. Tutukluluğa yapılan itirazın birkaç gün içinde sonuçlanması bekleniyor. 8 Temmuz 2015'te evinde eşi Hasan Karabulut'u tabancayla ateş ederek öldürdüğü öne sürülen ve ertesi gün polise teslim olup tutuklanan 1 çocuk annesi Çilem Karabulut, yargılandığı Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinde oy çokluğuyla 15 yıl hapis cezasına mahkum edilmişti. Mahkeme Başkanı Ogün Maden ise Çilem'e ceza verilmemesi yönünde karara muhalefet şerhi koymuştu. Çilem Karabulut, 20 Haziran'da avukatının tutukluluğa itirazı üzerine 50 bin lira kefaletle tahliye edilerek Mersin'deki Tarsus Kapalı Cezaevinden çıkmıştı.
22 Haziran 2016 00:00 | gündem
Elazığlı Kimya Mühendisi Abdulaziz Atila, yaptığı cihaz ile Adana'nın hava sıcaklığını düşürebileceğini ileri sürdü.Elazığ'dan Adana'ya gelen Kimya mühendisi Abdulaziz Atila, yaptığı çalışmalar sonucu, dünyada meydana gelen iklim değişikliklerinin sera gazından çok elektromanyetik kirlilikten kaynaklandığını tespit ederek
22 Haziran 2016 00:00 | gündem
İzmir'in Menderes ilçesinde, 3 kişinin katil zanlısı Atalay Filiz'i yakalayan İlçe Emniyet Müdürü, Komiser ve 6 polis memuru ve polise ihbarda bulunan 2 vatandaş, İzmir Valiliğince ve İl Emniyet Müdürlüğünce ödüllendirildi.İstanbul Tuzla'da 27 Mayıs günü tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı'yı, 2013 yılında da Tümgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan'ın TÜBİTAK'ta çalışan oğlu Göktuğ Demirarslan ile Rus sevgilisi Elena Radchikova'yı Ankara'da öldürdüğü iddiasıyla aranan Atalay Filiz'in, 29 Mayıs'ta İzmir'e geldiği saptanmıştı. İzmir Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı resmi ve sivil polisler, İzmir'e gelen Filiz için çalışma başlattı. İlk belirlemelere göre Atalay Filiz, 29 Mayıs günü Buca'daki bir internet kafede 4 saat geçirdiği belirlendi. Burada, internette kiralık oda bulan Atalay Filiz, 29-30 Mayıs gecelerini bir üniversite öğrencisinden kiraladığı odada geçirerek, ardından da 2 gün üniversite öğrencisi bir gencin Karabaşlar'ın Yeşilyurt semtindeki evinde kaldı. Atalay Filiz 31 Mayıs günü, Bodrum'a gideceğini söyleyip kaldığı öğrenci evinden ayrıldı. 3 kişinin cinayet zanlısı, 1 ve 2 Haziran gecelerini, Menderes'in tatil merkezi Gümüldür'de bir evin kiraladığı odasında geçirdi. Buradan ayrıldıktan sonra Menders ile Gümüldür arasındaki ormanlık alanda gizlenen Atalay Filiz, 12 Haziran günü, Gümüldür'den Menderes'e giden minibüse Şaşal köyü yakınlarındaki ormanlık araziden bindi. Minibüs içerisindeki yolcu Taha Gürses, katil zanlısı Atalay Filiz'i tanıdı. Filiz kendini tanıyanları fark ederek panikle indi. Pasta ustası Taha Gürses, 155'i arayarak Atalay Filiz'i ihbar etti. Minibüsten inip Bulgurca minibüsüne binen Atalay Filiz'i kahveci Mustafa Alsu(23) da 155 Polis İmdat Hattı'nı arayarak ihbar etti. İhbarlar üzerine harekete geçen Menderes İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, Atalay Filiz'i kıskıvrak yakaladı. Atalay Filiz, son cinayetini işlediği İstanbul'da çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.POLİSLER VE İHBARCILAR ÖDÜLLENDİRİLDİİzmir Valiliği ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, Atalay Filiz'i ihbar eden Taha Gürses, Mustafa Alsu ile yakalayan Menderes İlçe Emniyet Müdürü Ramazan Karakuş, Komiser Özay Kocabıyık, Polis Memurları; Güray Oruç, Gökhan Şahin, Ceyhan Yıldırım, Kenan Çakı, Hakan Küçükkavaklı ve Serkan Güngör, İzmir Valiliği'nde düzenlenen törenle ödüllendirdi. Törene, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, Asayiş Şube Müdürü Cevdet Yumuşak, Menderes Kaymakamı Mutafa Ufuk Hasçakal katıldı. Vali Ayyıldız ve Emniyet Müdürü Uzunkaya; Menderes İlçe Emniyet Müdürü Ramazan Karakuş'a ve Komiser Özay Kocabıyık'a Takdirname verirken polis memurlarına takdirname ve biner liralık ödül verdi. İlk ihbarı yapan Taha Gürses'e 2 bin lira ikinci ihbarı yapan Mustafa Alsu'ya 4 bin lira verildi. Alsu'ya daha fazla verilmesinin nedeni olarak, Atalay Filiz'i minibüsten inip, başka bir minibüse binene kadar takip edip, 155 Polis İmdat Hattı'na 2 defa bilgilendirmesi gerekçe gösterildi. Öte yandan, daha önce kamuoyunda ihbarcı olarak çıkan minibüs şoförlerinin, 155 Polis İmdat Hattı'na ihbarda bulunmadıkları resmi kayıtlara göre Taha Gürses ve Mustafa Alsu'nun ihbarda bulundukları belirtildi.İZMİR'E VE TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLACAKTIRBurada konuşan Vali Erol Ayyıdız, ''Suçu ve suçluyu önleyen polis memuru kardeşlerimizi amirleriyle birlikte ve polise bilgi veren vatandaşlarımızı tebrik ediyoruz. Bu örnek davranış İzmir'e ve Türkiye'ye örnek olacaktır. Yapmış oldukları güzel davranış kamuoyuna mal olsun diye hediyeler vermek istedik'' dedi. İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya ise, ''12 Haziran sabahı Atalay Filiz'in yakalanmasında polise bilgi veren Taha Gürses ve Mustafa Alsu vatandaşlık görevini yaptı. Her Türk vatandaşı gördüğü suçu, olumsuzluğu polisle paylaşmalıdır. Emniyet görevlilerimiz ise büyük bir titizlikle gelen her ihbar gibi çalışma yapmış ve Atalay Filiz'i yakalamıştır'' dedi.İHBARCILAR KONUŞTUÖdül sonrası konuşan kahveci Mustafa Alsu, ''Ben vatandaşlık görevimi yaptım. Herhangi bir ödül beklentisi içerisinde değildim. Valilik ve emniyet yetkilileri ödüle layık görmüşler teşekkür ediyorum'' dedi. Taha Gürses ise, ''Bir suçlunun yakalanmasında katkım olduğu için mutluyum. Ben kendim için bir ödül istememiştim. Eğer ödül verilecekse bir ay sonra doğacak çocuğum için verilmesini istemiştim. Takdir edip ödül verdiler. İşten çıkarıldım. Sayın Valimiz de bana iş sözü verdi. Çok teşekkür ediyorum'' dedi.
20 Haziran 2016 00:00 | gündem
Adana'da termometreler 46 dereceyi gösterirken gençler ve çocuklar sulama kanalı ile barajda serinlemeye çalıştı. Bunaltıcı sıcakta sokaklar bomboş kaldı.Türkiye'yi etkisi altına alan sıcak hava Adana'da da kendini hissettirdi. Adana'da bugün termometreler 46 dereceyi gösterdi. Sıcaktan bunalan gençler ve çocuklar sulama kanalları ve Seyhan Baraj Gölü'ne girerek serinlemeye çalıştı. Adanada termometreler 46 dereceyi gösterdi Boğulma tehlikesine rağmen barajda yüzerek serinlemeye çalışan gençler, "Hava çok sıcak. Evde bunaldık bu yüzden gelip burada yüzüyoruz. Biraz tehlikeli ama yapacak bir şey yok hava çok sıcak, ancak böyle serinliyoruz" dedi. Adana'da hafta sonu çoğu aile yayla ya da denize gitti. Kentte sokaklar bomboş kalırken, dışarı çıkmak zorunda kalanlar ise şemsiye ile dolaşarak parklarda ağaç gölgelerinde dinlenmeyi tercih etti. Sıcak havadan etkilenen kuşlar da parklarda su içti. Adana'da hava sıcaklığının yarın 41 derece olacağı hafta boyunca da mevsim normallerinin 5 ila 8 derece üzerinde seyredeceği öğrenildi.
19 Haziran 2016 00:00 | gündem
Mersin'in Silifke ilçesinde çıkan orman yangınında, 100 dönüm kızılçam ormanı zarar gördü. Yangına bahçesinde çay demleyen bir vatandaşın sebep olduğu bildirildi.Alınan bilgiye göre, Çadırlı Mahallesi Karapınar mevkisinde kızılçam ormanında çıkan yangında 100 dönüm kızılçam ormanı yandı. Çıkan yangın kontrol altına alınarak söndürüldü, soğutma çalışmaları devam ediyor. Yangına Silifke, Erdemli, Gülnar, Mut, Aydıncık ve Bozyazı Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı 30 arazöz, Silifke, Antalya ve Adana'dan gelen 3 yangın helikopteri, 7 su tankı, 30 ilk yangın müdahale aracı, MESKİ ve Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri, 150 yangın ekibi ve 100 vatandaşın müdahale ettiği belirtildi. Yangının bahçesinde bir vatandaşın çay demlediği sırada ateşin ormanlık alana sıçraması ile başladığı, şahsın jandarmalar tarafından gözaltına alındığı öğrenildi.
19 Haziran 2016 00:00 | gündem
Konya'nın Ereğli ilçesinde kadın meselesi yüzünden çıktığı iddia edilen kavgada bir kişi, silahla vurularak öldürüldü. Zanlı, cinayeti keyiften işlediğini söyledi.Olay, dün Ereğli-Adana yolunun 10. kilometresinde bulunan gazinolar bölgesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre evli ve 1 çocuk babası İnşaat ustası İyap G. (28) bir süre önce konsomatris olan Y.T.'ile tanışarak arkadaşlık kurdu. Bu arkadaşlığın ardından Y.T. ve Emrullah Bingöl (36) ile İyap G. arasında husumet çıktı. Emrullah Bingöl, inşaatta çalışan İyap G.'nin yanına giderek tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine çıkan kavgada, Emrullah Bingöl elindeki pompalı tüfekle İyap G.'ye ateş açtı. Açılan ateş sonucu elinden yaralanan İyap G. otomobilinde bulunan silahı alarak olay yerine geldi. İyap G., elindeki silah ile Emrullah Bingöl'e ateş açtı. Açılan ateş sonucu başından yaralanan Emrullah Bingöl olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından Konya'ya kaçan cinayet zanlısı İyap G.'yi yakalamak için Konya Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda İyap G.'nin Konya Otogarı'ndan İzmir'e eşi adına bilet aldığını tespit eden polis, Kadınhanı ilçesinde cinayet zanlısının bindiği otobüste yakalandı.
19 Haziran 2016 00:00 | gündem
Konya'nın Ereğli ilçesinde iki grup arasında çıkan kavgada silahla vurulan 1 kişi hayatını kaybetti.Olay, Ereğli-Adana yolunun 10. kilometresinde bulunan Gazinolar bölgesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, iki grup arasında alacak verecek meselesi yüzünden çıkan kavgada silahlar çekildi. Çıkan çatışmada Emrullah B. (36) başına isabet eden kurşunla hayatını kaybederken, cinayeti işleyen zanlılar Konya'ya doğru kaçtı. Olay yerine gelen polis, ölen şahsın yanında 1 adet pompalı tüfek buldu. Olay yerindeki incelemenin ardından Emrullah B'nin cesedi Ereğli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.
18 Haziran 2016 00:00 | gündem
YSK, TÜİK'in adrese dayalı nüfus kayıt sistemi 2015 yılı sonuçlarına göre, seçim çevreleri ve her seçim bölgesinin çıkaracağı milletvekili sayılarını yeniden belirlediYSK, genel nüfus sayımı sonuçlarının açıklanmasından itibaren en geç altı ay içindeseçim çevreleri ve her seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısını belirlemesi gerekiyor. YSK, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı'nın 5 Şubat 2016 tarihinde gönderdiği 2015 yılı nüfus bilgileri çerçevesinde seçim çevrelerini ve illerin çıkaracağı milletvekilleri sayısını belirledi. 6 İLİN MİLLETVEKİLİ SAYISI DEĞİŞTİ YSK'nın açıkladığı illere göre milletvekili sayısında 7 Haziran'a göre bazı değişiklikler oldu. Son açıklanan illere göre milletvekili çıkarma sayıların Antalya 14 olan milletvekili sayısını 15'e, Kocaeli 11 olan milletvekili sayısını 12'ye, Tekirdağ 6 olan milletvekili sayısını 7'ye çıkarırken, Isparta'nın 4 olan milletvekili sayısı 3'e, Yozgat'ın 4 olan milletvekili sayısı 3'e, Bayburt'un 2 olan milletvekili sayısı ise 1' düştü. İŞTE YENİ MİLLETVEKİLLERİ SAYISI Milletvekillerinin illere göre yeni dağılımı şöyle: "Adana 14, Adıyaman 5, Afyonkarahisar 5, Ağrı 4, Amasya 3, Ankara 32, Antalya 15, Artvin 2, Aydın 7, Balıkesir 8, Bilecik 2, Bingöl 3, Bitlis 3, Bolu 3, Burdur 3, Bursa 18, Çanakkale 4, Çankırı 2, Çorum 4, Denizli 7, Diyarbakır 11, Edirne 3, Elazığ 4, Erzincan 2, Erzurum 6, Eskişehir 6, Gaziantep 12, Giresun 4, Gümüşhane 2, Hakkari 3, Hatay 10, Isparta 3, Mersin 11, İstanbul 88, İzmir 26, Kars 3, Kastamonu 3, Kayseri 9, Kırklareli 3, Kırşehir 2, Kocaeli 12, Konya 14, Kütahya 4, Malatya 6, Manisa 9, Kahramanmaraş 8, Mardin 6, Muğla 6, Muş 3, Nevşehir 3, Niğde 3, Ordu 5, Rize 3, Sakarya 7, Samsun 9, Siirt 3, Sinop 2, Sivas 5, Tekirdağ 7, Tokat 5, Trabzon 6, Tunceli 2, Şanlıurfa 12, Uşak 3, Van 8, Yozgat 3, Zonguldak 5, Aksaray 3, Bayburt 1, Karaman 2, Kırıkkale 3, Batman 4, Şırnak 4, Bartın 2, Ardahan 2, Iğdır 2, Yalova 2, Karabük 2, Kilis 2, Osmaniye 4, Düzce 3." ANKARA, İZMİR, İSTANBUL SEÇİM ÇEVRESİNDE DEĞİŞİKLİK YOK Ankara, İstanbul ve İzmir'in seçim çevrelerinde ise herhangi bir değişiklik olmadı. Ankara birinci seçim çevresinden 18 milletvekili, ikinci seçim çevresinde 14, İstanbul birinci seçim çevresinde 31, ikinci seçim çevresinden 26, üçüncü seçim çevresinden 31, İzmir birinci seçim çevresinden 13, ikinci seçim çevresinden 13 milletvekili çıkaracak.
18 Haziran 2016 00:00 | gündem
Çukurovalı çiftçiler, terör saldırılarında kullanılması sebebiyle satışının durdurulması kararlaştırılan nitratlı gübreler için gerekli düzenlemenin bir an önce yapılmasını istiyor. Çukurovalı çiftçiler, terör saldırılarında kullanılması nedeniyle nitratlı gübre satışının durdurulma kararının ardından yeni bir düzenleme bekliyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından el yapımı patlayıcılarda kullanılması sebebiyle nitratlı gübrelerin satışının durdurulması, Türkiye'nin önemli tarımsal üretim alanlarından Çukurova'da, özellikle sezon başında gübrelerini depolamamış olan üreticileri olumsuz etkiledi. Üreticiler, narenciye, buğday, soya ve sebze ürünlerinde, yasaklanan gübreler yerine diğer kimyasal gübrelerin kullanılmasının verim ve rekolte düşüklüğüne yol açmasından endişe ediyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, AA muhabirine, soğuk havalarda amonyum sülfat içeren kimyasal gübreleri, sıcak havada nitratlı gübreleri kullandıklarını söyledi. Doğan, şöyle konuştu: "Benim de bahçelerim var. Sene başında 25 ton amonyum sülfat, 25 ton nitratlı gübre aldım, parasını verdim, bayide bıraktım. Diğer gübreyi kulandım. Şimdi kullanmam gereken 25 ton nitratlı gübreyi alamıyorum. Önemli bir konu. Gerekli bir düzenleme. Askerimiz, polisimiz ölmesin. Mümkün olan en kısa zamanda gereken önlemlerin alınarak bir düzenleme getirilmesini istiyoruz. Üretici diğer gübrelerle idare edebilir ama verim, rekolte düşüklüğü olur." "Gübre demek verimlilik demek"Seyhan Ziraat Odası ikinci Başkanı Cahit İncefikir de kullanımı yasaklanan nitratlı gübrelerin, çiftçiler için çok önemli olduğunu kaydetti. Özellikle bugünlerde narenciye, soya, mısır, yaş sebze ve meyve için nitratlı gübrelerin gerekli olduğunu vurgulayan İncefikir, "Konunun ne kadar önemli olduğunu bildiğimiz için hassas davranmak istiyoruz. Topyekün bir ülkedeki tarımı, olmazsa olmaz dediğimiz gerekli materyali de yok etmek doğru değil. Gübre demek verimlilik demek. Gübre demek yüksek rekolte demek" dedi.
17 Haziran 2016 00:00 | ekonomi
Adana'da kendilerini doktor olarak gösterip, tıp merkezi ve eczane açtıkları ileri sürülen Suriye uyruklu 8 kişi gözaltına alındı. Sağlıksız koşullarda ve ruhsatsız hizmet veren eczane, diş tedavi merkezi ve tıp merkezleri kapatıldı.Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne bağlı Mali Büro Amirliği ekipleri Suriye'den iç savaştan kaçarak Adana'ya gelen bazı kişilerin kendilerini doktor olarak tanıtıp Suriyeli vatandaşların faydalanması için tıp merkezi, kadın doğum muayenesi, eczane, diş tedavi merkezi açtıkları bilgisini aldı. Polis, bu ruhsatsız sağlık merkezlerini tek tek belirleyip operasyon için düğmeye bastı. İl sağlık müdürlüğü ile polis ekipleri eşzamanlı gerçekleştirdikleri operasyonda gördükleri karşısında hayrete düştü. Kendisini doktor olarak tanıtan bir Suriyelinin eski bir şarküteri yerine muayene açtığı, içeriye iki sedye koyduğu, tavanda şarküteriden kalma kan lekelerinin ve kesilen etleri asmak için kullanılan malzemenin de yerinde durduğu görüldü. Polis bir eczaneye yaptığı operasyonda da çok sayıda ilaca el koydu. Polis bir evin birinci katına yaptığı baskında ise diş tedavi merkezi olduğunu belirledi. Polis yaklaşık 20 kişinin içeride sıra beklediğini belirledi. Burada da sahte diş doktoru olduğunu, çok sağlıksız bir ortamda diş tedavisi yaptığı belirlendi. Polis tercüman aracılığıyla bekleyen vatandaşlara şikayetlerini sordu. Bazı Suriyeliler burada çalıştığını söylerken kucağında çocuk olan bir kadının böbreği ağrıdığı için geldiğini söylemesi dikkat çekti. Polis yaptığı operasyonda 8 kişiyi gözaltına alırken çok sayıda ilaca ve tıbbi malzemeye de el koydu. Polisin bu tür faaliyetlere yönelik daha önce yaptığı operasyonlarda da 9 kişi tutuklanmıştı.
17 Haziran 2016 00:00 | gündem
"Altı kez kalktığı başbakanlık koltuğuna yedi kez oturan" ve 16 Mayıs 1993'te Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı seçilen Türk siyasetinin fötr şapkalı "baba"sı Demirel'in vefatının üzerinden bir yıl geçti."Altı kez kalktığı başbakanlık koltuğuna yedi kez oturan" ve 16 Mayıs 1993'te Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı seçilen Türk siyasetinin fötr şapkalı "baba"sı Süleyman Demirel'in vefatının üzerinden bir yıl geçti. Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı, 40 yılı aşkın siyasi hayatında kendi deyimiyle "altı kez gittiği başbakanlığa yedi kez gelen" Süleyman Demirel, 17 Haziran 2015'te saat 02.05'te solunum yolu enfeksiyonu ve kalp yetmezliği nedeniyle, tedavi gördüğü Ankara Güven Hastanesinde yaşamını yitirmişti. Demirel, Isparta'nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy'de "Paşa Dayı" Yahya Bey ile Ümmühan Hanım'ın ikinci çocuğu olarak 1 Kasım 1924'te doğdu. İlköğrenimini 1930-35 yıllarında doğduğu köyde, ortaokul ve liseyi Isparta ve Afyon'da bitirdi. 1949'da İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden inşaat yüksek mühendisi olarak mezun olan Demirel, 1948'de babası Hacı Yahya Demirel'in yeğeninin kızı Nazmiye Demirel'le evlendi. 1950'de Elektrik İşleri Etüd İdaresinde çalışmaya başlayan Süleyman Demirel, sulama ve elektrik konularında araştırma yapmak için ABD'ye gönderildi. Türkiye'ye dönüşünde, 1953 yılında Seyhan Barajı inşaatı başladığında proje mühendisi iken Başvekil Adnan Menderes'in dikkatini çekerek 1954 yılında DSİ Genel Müdürlüğünde Barajlar Dairesi Başkanlığına atandı. 1955 yılında da DSİ Genel Müdürlüğüne tayin edildi. Bu arada Eisenhower Vakfının onu bursiyer olarak seçmesiyle yeniden ABD'ye gitti. Askerliğini yapmak üzere 1960 yılında genel müdürlük görevinden ayrıldı. 1962-1964 yılları arasında serbest müşavir-mühendis olarak çalışan Demirel, aynı yıllarda Orta Doğu Teknik Üniversitesinde inşaat mühendisliği alanında dersler verdi. Boğaziçi Köprüsü'nün ilk projesini (1954) hazırlayan, ABD'nin uluslararası mühendislik ve müteahhitlik firması Morrison Knudsen'in Türkiye temsilciliğini üstlendi. Demirel, bu görevinden dolayı bir dönem "Morrison Süleyman" olarak da anıldı. Siyasete girdiği yıl GİK üyesi olduDemirel, 1962'de siyasi yaşama atılarak Adalet Partisi'ne (AP) girdi. Aynı yıl yapılan I. Kongre'de Genel İdare Kurulu (GİK) üyeliğine seçildi. Demirel, iki yıl içinde, 28 Kasım 1964'te AP genel başkanı oldu. Kurulmasını sağladığı ve Şubat-Ekim 1965 aylarında görev yapan koalisyon hükumetinde Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı olarak görev alan Demirel, 10 Ekim 1965'te gerçekleştirilen seçimlerde ilk kez milletvekili oldu. Seçimlerden birinci çıkan partinin lideri, Isparta milletvekili Süleyman Demirel, Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Başbakanı olarak hükümeti oluşturdu. Demirel, 1969, 1970, 1975, 1977 ve 1979 yıllarında beş kez daha hükümet kurdu. 12 Mart muhtırasından sonra "şapkasını alıp giden" Demirel, Adalet Partisi 1973 seçimlerinden ikinci parti olarak çıktı ve anamuhalefet lideri olarak siyasi hayatını sürdürdü. Milli Selamet Partisi lideri Necmettin Erbakan ve Milliyetçi Hareket Partisi lideri Alparslan Türkeş ile 1975'te birinci Milliyetçi Cephe hükümetini kuran Demirel, 1977 yılında Erbakan ve Türkeş ile ikinci Milliyetçi Cephe hükümetini oluşturdu. 1979 seçimlerinden sonra MSP ve MHP'nin desteklediği azınlık hükümetinin başında olan Demirel, 12 Eylül darbesiyle siyaset sahnesinden çekilmek zorunda kaldı. Partisi faaliyetten men edilen Demirel, 13 Eylül-11 Ekim tarihlerinde Hamzakoy'da zorunlu ikamete gitti. 1982 Anayasası ile siyaset yapması 10 yıl yasaklanan Demirel, kapatılan Adalet Partisi'nin eski yöneticileriyle bağlarını koparmadı. Siyasi partilerin kurulmasına verilen iznin ardından Demirel ile yakınlığı bilinen siyasetçiler ve bazı eski AP yöneticilerince kurulan Büyük Türkiye Partisi, Milli Güvenlik Kurulu kararıyla "AP'nin devamı olduğu" gerekçesiyle kapatıldı. Demirel, siyaset yasağını çiğnediği gerekçesiyle Çanakkale Zincirbozan'da yine zorunlu ikamete alındı. "Zincirbozan" günleri, 2007'de, Demirel'in de galasına katıldığı filme konu oldu. Yasak 1987'de kalktıDemirel'in siyasi yasağı 1987'de yapılan referandumla kaldırıldı. Doğru Yol Partisi'nin genel başkanlığını 24 Eylül 1987'de Hüsamettin Cindoruk'tan devralan Demirel, 29 Kasım 1987'deki genel seçimlerde yeniden Isparta milletvekili oldu. DYP, 1991'de yapılan genel seçimlerden birinci parti olarak çıkınca, kendi başkanlığında DYP-SHP koalisyonu kuruldu. Yedinci kez hükümet kuran Demirel, 49. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin başbakanı olarak 20 Kasım 1991'den 16 Mayıs1993'e kadar görev yaptı. Süleyman Demirel, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Nisan 1993'teki vefatının ardından 16 Mayıs 1993'te, TBMM tarafından Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı seçildi. 125 ülkeye gittiTürkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı Demirel, 7 yıllık görev süresinde Çankaya Köşkü'nde sayısız kabul gerçekleştirdi, 125 ülkeye gitti, yabancı devlet başkanlarını Türkiye'de ağırladı, çok sayıda ili ziyaret etti. Görevi 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e devretmeden düzenlediği basın toplantısında Demirel, yaşamını "50 yılı aşkın kamu hizmetim, 35 yıllık siyaset hayatım, 7 yıllık Cumhurbaşkanlığım boyunca büyük Türkiye hedefi, demokrasinin ve anayasal kurumların güçlenmesi, demokratik kuralların işlemesi için mücadele ettim" sözleriyle özetledi. "Hükümet alaşağı mı edilmiş?"Demirel, Türk siyasi tarihine "post modern" darbe olarak geçen 28 Şubat sürecinde de cumhurbaşkanıydı. Demirel, 28 Şubat sürecine ilişkin, "Hükümet alaşağı mı edilmiş? Siyasi partiler mi kapatılmış? Hükümet bir süre sonra istifa etmiş. Anayasaya göre yenisi kurulmuş. Buna darbe denilmez'' şeklinde değerlendirmede bulunmuştu. 28 Şubat Davası kapsamında beyanının alınması için Ağustos 2014'te davetiye çıkarılan Demirel, Ekim 2014'te avukatı aracılığıyla tanıklık yapmayacağını mahkemeye bildirmişti. "Bir elmanın iki yarısıydık..."Süleyman Demirel kadar, her daim yanında yer alan eşi Nazmiye Demirel de Türk siyasi hayatının önemli simaları arasında yer almıştı. 12 Mart 1948'de evlenen Demirel çifti, Nazmiye Demirel'in 27 Mayıs 2013'teki vefatına kadar hiç ayrılmadı. Süleyman Demirel, siyaset hayatının inişli çıkışla zamanlarında kendisine hep destek olan, 86 yaşında kaybettiği eşi için, "Siyasetçilerin arkasında olmak kolay bir şey değildir. Nazmiye Hanım benim arkamda hep metanetle durmuştur. Gördüğüm hizmete karışmamış ama bana destek vermiştir. Onun için huzurunuzda kendisine şükranlarımı söylüyorum. Biz aslında bir elmanın iki yarısıyız. Kalan yarısı benim, giden yarısı Nazmiye Hanım'dır" demişti. Demirel'in, İsmet İnönü ve Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra en uzun süre başbakanlık yapan siyasetçi ünvanı da bulunuyor. "...binanaleyh Ege bir göl değildir""Binaenaleyh" denildiğinde akla gelen tek isim olan Süleyman Demirel, "Memlekette benzin vardı da biz mi içtik?", "Bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz", "GAP'ı gaptırmam", "Elektriğin komünisti olur mu?" gibi sözleri siyasi literatüre kazandırmıştı. Süleyman Demirel, Yunanistan'ın Ege'nin bir Yunan gölü olduğu şeklindeki iddiaların sorulması üzerine de "Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü de değildir, binanaleyh Ege bir göl değildir" cevabını vermişti. Demirel'in "Dün dündür, bugün bugündür", "Birtakım yürüyüşler oluyor diye asabınız bozulmasın, yürümekle sokaklar eskimez" sözleri de siyasi tarihe kazındı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel' in kardeşi iş adamı Şevket Demirel ise yaşlılığa bağlı hastalıklardan dolayı tedavi gördüğü Amerikan hastanesinde geçen mayıs ayında hayatını kaybetmişti. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, 1949 yılında başladığı memurluk görevinden, cumhurbaşkanlığının sona erdiği döneme kadar geçen sürede okuduğu kitaplar, fotoğrafları ve kullandığı eşyalar, İslamköy'de açılan Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi'nde sergileniyor.
16 Haziran 2016 00:00 | gündem
Adana'da, geçen hafta zırhlı polis aracının devrilmesiyle yaralanan polis memurlarından Oflaz, tedavi gördüğü hastanede şehit oldu. Adana'da, geçen hafta zırhlı polis aracının devrilmesiyle yaralanan polis memurlarından biri daha tedavi gördüğü hastanede şehit oldu. Yaralı polis memurlarından Mehmet Oflaz, tedavi gördüğü Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tedaviye rağmen kurtarılamadı. Şehit polisin cenazesinin hastanedeki işlemlerinin ardından Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılacağı öğrenildi. Tarsus-Adana-Gaziantep Otobanı Sarıçam mevkisinde 8 Haziran'da zırhlı polis aracının devrilmesi sonucu yaralanan polis memurları Hakan Seçkin, Nihat Şener ve Mehmet Oflaz tedavi altına alındı. Yaralı polislerden Nihat Şener, 11 Haziran'da Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinde şehit düştü.
16 Haziran 2016 00:00 | gündem
Birçok dizide ve sinema filminde yardımcı yönetmen olarak görev yapan Caner Ceyhan'ın intiharı, sinema sektöründeki çalışma şartlarını, dizilerin süreleri ve sektördeki tekelleşme tartışmalarını da tekrar gündeme getirdi. Sektörü iyi bilen yönetmen ve yapımcılar dizi sektörünün acımasızlığına dikkat çekti.Yönetmen Yüksel Aksu,
14 Haziran 2016 00:00 | kültür sanat
Zırhlı aracın devrilmesi sonucu yaralanan 3 polis memurundan biri tedavi gördüğü hastanede şehit oldu.Adana'da, zırhlı polis aracının devrilmesi sonucu yaralanan 3 polis memurundan biri tedavi gördüğü hastanede şehit düştü. Yaralı polis memurlarından Nihat Şener, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinde müdahaleye rağmen, kurtarılamadı. 3 POLİS TEDAVİ ALTINA ALINMIŞTI 8 Haziran'da, Tarsus-Adana-Gaziantep Otobanı Sarıçam mevkisinde zırhlı polis aracının devrilmesi sonucu yaralanan polis memurları Hakan Seçkin, Nihat Şener ve Mehmet Oflaz, tedavi altına alınmıştı.
11 Haziran 2016 00:00 | gündem
Adana merkezli 12 ilde gerçekleşen operasyonda adliyeye sevk edilen 29 şüpheliden 8'i tutuklandı.Adana Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Fethullah Gülen Cemaati'ne yönelik soruşturmalarında, FETÖ/PDY'nin Adana'daki finans kaynakları ve para trafiğini ortaya çıkardı. Milyonlarca liralık paranın kontrolünü elinde bulundurduğu öne sürülen müteahhitler, tekstil ve mobilya fabrikası sahiplerine yönelik polis operasyon başlattı. Pazartesi günü Adana merkezli Ankara, İstanbul, Mersin, Şanlıurfa, Kayseri, Kahramanmaraş, Çorum, Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak olmak üzere 12 ildeki 66 ayrı adrese eş zamanlı operasyonda 59 kişiyi gözaltına aldı. Aranan 7 işadamının ise yurt dışında olduğu belirlendi. Emniyette sorgulanan şüphelilerin 30'u serbest bırakılırken 29'u salı günü adliyeye sevk edildi. Mahkemenin bugün saat 02.00 sıralarında verdiği kararla şüpheliler Yağmur Akkülah, Ali Koçaklı, Hüseyin Karabulut, Aykut Fatih Doğan, Ali Sivaslıoğlu, Seyfettin Alpat, Zekeriya Karaduman ile Tahir Acaroğlu, 'terör örgütüne finans sağlamak' ve 'terör örgütüne üye olmak suçlamalarıyla tutuklandı. Şüphelilerden 2'si tutuksuz yargılanmak üzere, 19'u da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kararın açıklanmasının ardından tutuklananların yakınları gözyaşı dökerken, serbest kalanların yakınları sevindi. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılanlardan diş hekimi Yasin Türkoğlu, adliye çıkışında sevinçten alkışlayanlara, "Sevinmeyin, tutuklu arkadaşlarımız var. Dua edelim" diyerek uyardı. Serbest kalanlar yakınlarıyla adliyeden ayrılırken, tutuklananlar ise cezaevine götürüldü.
10 Haziran 2016 00:00 | gündem

sayfa sayısı: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11


Hakkımızda  -  İletişim  -  Gizlilik  -  Firma, Mekan Kayıt

© 2007-2008 adanadaki.com,  8.0.542