Ana Sayfa     Haberler     Firmalar, Mekanlar     Harita     Hava Durumu    

Adana'dan haberler. Çeşitli kaynaklar taranarak (hürriyet, milliyet...) Adana ile ilgili haberler tek bir yerde toplanıyor.


Ankara, Almanya'nın özel jetler ve takviye askerler için Adana'daki İncirlik Hava Üssü içinde bir üs inşa edilmesi talebini kabul etti. DAEŞ'e karşı daha etkili ve sonuç alıcı mücadele için Türkiye'nin, ABD ve Almanya'nın başını çektiği uluslararası koalisyonla yürüttüğü görüşmelerin sonuçları alınıyor. Almanya'nın, Adana'daki İncirlik Hava Üssü içinde, takviye edeceği askerleri için bir üs inşa edilmesi talebi Ankara'da kabul gördü. Habertürk'ün haberine göre, Almanya'nın 34 milyon Euro bütçe ayırdığı üssün detayları ise şöyle: - 400 askerin barınabileceği yatakhane ve bir karargâh binası ile sosyal tesisten oluşacak. - Ayrı bir üs değil, İncirlik içinde ayrı bir bölüm olacak. İnşasına 6 ay içinde başlanacak. Tornado jetleri ve yakıt ikmal uçakları için 10 milyon Euro'ya bir pist de inşa edilecek. - Yetkililer, kurulacak karargâh ve tesislerin Almanya'nın burada kalıcı olarak üslenmesi anlamına gelmeyeceğini, Alman askerleri ayrıldıktan sonra buranın geleceğine Türkiye'nin karar vereceğini, isterse bu binaları yıkabileceğini, isterse kendisinin kullanabileceğini vurguluyor. SAKARYA DEVREDE DAEŞ tehdidine karşı, ABD'nin mayıs ayında Türkiye'ye göndermeyi taahhüt ettiği 90 km menzilli HIMARS füze sisteminden önce TSK, T-122 Sakarya Topçu Roketi bataryalarıyla sınır hattını güçlendirdi. 40 roketi aynı anda taşıyabilen Sakarya çok namlulu roketatar sistemi, 40 km'den 100 km menzile kadar ulaşabiliyor. 122 mm'lik roketler fırlatıyor. (Habertürk)
28 Nisan 2016 00:00 | gündem
PTT 1. Lig ekiplerinden Adana Demirspor, Tayfur Havutçu'dan boşalan teknik direktörlük görevi için Teknik Direktör Yılmaz Vural ile anlaşmaya vardı. Süper Lig'e çıkma hedefiyle sezona başlayan Adana Demirspor, Alima Yeni Malatyaspor ile kendi sahasında 1-1 berabere kalmasının ardından dün Teknik Direktör Tayfur Havutçu ile yollarını ayırdı. Teknik direktör arayışına giren mavi-lacivertli kulübün yöneticilerinin, Yılmaz Vural ile dün telefonla görüşerek prensipte anlaşmaya vardığı öğrenildi. Yöneticiler akşam saatlerinde havayoluyla kente gelen Vural ile yaptıkları detaylı görüşmede anlaşma sağladı. Yılmaz Vural'ın bugün saat 14:00'te Adana Demirspor Aytaç Durak Tesisleri'nde sözleşme imzalayacağı bildirildi.
26 Nisan 2016 00:00 | spor
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD'li siyasetçiler, Ermeni diasporasının siyasi desteği için Türkiye'yi feda etme gafletine düşerse, bunun sonuçlarına en başta Ermenistan olmak üzere herkes katlanacaktır" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "KCK'nın eşbaşkanlarından bir fitne başı, devletin operasyonları sürdürmesi halinde sözde savaşı geliştireceklerini ve tüm Türkiye'ye yayacaklarını söylemektedir. Bununla da sınırlı kalmamakta, Türkiye'nin silah bırakması gerektiğini haince dillendirmekte, ABD ile direkt temas halinde olduklarını iddia etmektedir. Bunun sonucunda Başbakan ve hükümeti ne yapmaktadır? Türkiye'den intikam almak için uygun şartların tezahürünü bekleyen müstevliler koalisyonuna karşı Türk milletinin tarihsel hak ve miraslarını savunmak için hükümet neyi beklemektedir?" ifadesini kullandı. "Bir HDP'li, 23 Nisan günü TBMM'de, Türkiye'nin iç savaşta olduğunu söyleyecek kadar pervasızlaşıp haddini aşarken, hala bunların provokasyonları alttan mı alınacaktır?" diyen Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhurbaşkanı 24 Nisan günü Adana'da, bu hadsizi yerinde bir şekilde eleştirmiş ve demiştir ki: 'İki de bir Dolmabahçe mutabakatından bahsediyor. Ne Dolmabahçe mutabakatı? Nereden çıkmış böyle bir şey? Böyle bir mutabakat falan söz konusu değil.' Sayın Cumhurbaşkanı'nın takdir edeceği gibi, biz de yıllarca 'Ne Dolmabahçe mutabakatı' dedik. Nereden çıktığını sorduk, rezalet olduğunu ifade ettik. Dolmabahçe'de Türk milletinin gözü önünde cereyan eden AKP-PKK görüşmesini, caninin okunan sözde 10 maddelik metinini yerin dibine soktuk. Ayaklarımızla da çiğnedik. Bu itibarla Cumhurbaşkanı'nın söz ve değerlendirmeleri ümit vericidir. Madem Cumhurbaşkanı Dolmabahçe mutabakatını elinin tersiyle itmektedir; o zaman PKK'nın Meclis'teki uzantılarıyla yanak yanağa oturan, hazırlanmış ihanet metinlerini okuyan AKP'li siyasetçilere de Sayın Erdoğan'ın söyleyecek bir çift sözünün olması şarttır, vaciptir. AKP hükümeti terörle samimiyet içinde mücadele ettiği sürece diğer eleştirilerimiz baki kalmak kaydıyla, yanındayız, desteğimizi esirgemeyeceğiz. Son terörist silahıyla birlikte ele geçirilip etkisiz hale getirilesiye kadar terörle mücadelenin istismar edilmemesi için azami sorumluluğumuzu yerine getireceğiz." "Artık demokratik açılım yoktur. Artık milli birlik ve kardeşlik süreci kadavradır. Çözüm süreci ise çoktan gömülmüştür" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Denenmedik, müracaat edilmedik hiçbir sakat ve mahsurlu yol kalmamıştır. Biz, terör örgütünün silah bırakması veya silahlarını gömmesini değil, devletin güvenlik birimlerine derhal teslimini istiyoruz. Yani kanlı silahlar devletin envanterine mutlaka alınsın diyoruz. Can almış, kurşun atmış, bölücülük yapmış kim varsa adaletin karşısına çıkarılmasını bekliyoruz. Teröristlerin Türk adaletinin haklarında vereceği hükme boyun eğmelerinden başka seçeneklerini olmadığını biliyor ve bunu söylüyoruz. Terör örgütüyle pazarlık uçurumdur ve bu yol kapalıdır. Çözüm, barış, helalleşme sözlerinin iskeleti çıkmıştır, bu seçenekler de çoktan tedavülden kalkmıştır. Şimdi gün, terörün belini kırma, yılanın başını koparma günüdür. Şimdi gün, Türk devletinin çelikten bileğini hainlerin başına indirme günüdür. Milliyetçi Hareket Partisi, bahis konusu milli çıkar ve beka olunca, sanal gündemlerin peşinden koşmaz, siyasi endişelere takılmaz. El birliği edip Türkiye'nin terör ve bölücülük illetinden kurtulması için güçlü bir şekilde sorumluluğumuzun gereğini yapmalıyız. Karşımızdaki şer ve ihanet cephesi ya çökertilecek ya çökertilecektir; bunun başka bir yol ve çaresi kalmamıştır. AB şunu istiyormuş, ABD bunu dayatıyormuş, bizim umurumuzda değildir. Türkiye'yi hıyanet kadrosuna kurban ettirmeyiz, Türk milletini tek dişi kalmış canavara Allah'ın izniyle bırakmayız" dedi. "ABD'Lİ SİYASETÇİLER, ERMENİ DİASPORASININ SİYASİ DESTEĞİ İÇİN..." Türkiye'nin, her yıl 24 Nisan günü ABD Başkanı'nın 1915 olayları hakkında ne diyeceğine kilitlendiğine dikkat çeken Bahçeli şu değerlendirmeyi yaptı: "Müşterek bahis konusu olan bu hususta televizyon ekranlarında afaki yorum ve tahminler yapılmaktadır. "24 Nisan Sendromu" Türkiye ile ABD ilişkilerinde değişmez bir gerginlik unsuru haline gelmiştir. Bu gergin süreç ABD Başkanı Obama'nın 22 Nisan'da verdiği mesaj öncesi ve sonrasında da yaşanmıştır. Türk tarihi ve ecdadımız için tek yanlı, haksız ve temelden yoksun bir 'mahkumiyet ilamı' niteliğini taşıyacak her açıklamanın bizim nezdimizde itibar ve inandırıcılığı olmayacaktır. Bilindiği gibi, 1914-1915 yıllarında Ermeni komitacıların, Rusların desteğiyle Türklere uyguladığı katliam, bu çerçevede Türklerin Ermenilere karşılık vermeleri tarihi bir gerçektir. Ancak imparatorluğun bu durumda Ermenilere karşı aldığı cebri önlemler asla bir soykırım değildir. Böyle bir savunma refleksini soykırım olarak nitelendirmek olsa olsa tarihi çarpıtmak anlamına gelecektir. Türk milleti, içinde barındırdığı unsurlara her zaman sevgi ve şefkatle yaklaşmış olmasına rağmen, o unsurlardan bazıları Türk milletine kinlerini her fırsatta kusmuşlardır. Bu bitmeyen nefret maalesef 1973 yılında tekrarlamış, bu tarihten itibaren özellikle yurt dışındaki diplomatlarımıza yönelik Ermeni terör örgütü olan Asala'nın saldırıları ile toplam 34 diplomatımız şehit düşmüştür. Yine yakın tarihte Ermeniler acımasız yüzlerini göstermişler, 1992 yılında Azerbaycan topraklarını işgal ederek yüzlerce Azerbaycan Türkü'nü katletmişlerdir. Bu yıl da Obama 'soykırım' kelimesini doğrudan zikretmemiş, ancak Ermeni terminolojisinde soykırımı tanımlamak için kullanılan büyük felaket tabirinin Ermenice aslını açıklamanın merkezine oturtmuştur. Obama'nın 'soykırım' kelimesi yerine büyük felaket ibaresi kullanmasıyla denge kurduğu, Türkiye'yi tamamen dışlamadığı yolunda bir sonuç çıkartmak bize göre abesle iştigaldir. 'Soykırım', İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde hukuki içerik ve anlam taşıyan bir terim olarak 1948 Uluslararası Soykırım Sözleşmesiyle literatüre girmiştir. Ermeni literatüründe büyük felaket, Nazilerin yaptığı Musevi katliamı olan 'holokost'un karşılığı, bununla eş değerde vahşet anlamında kullanılmıştır. Obama'nın seçim havasına giren ABD'de, bu terime bir kez daha sarılmasının anlamı burada aranmalıdır. Kişisel fikirlerinin değişmediğini ifade eden Obama, Ermenileri överek sancılı siyasi duruşunu teyit etmiştir. 1915 olaylarıyla ilgili büyük felaket tanımlaması getirmek bir defa 1.Dünya Savaşı şartlarında Türk milletinin yaşadığı acıları dikkate almamak, Ermeni mezalimini görmemektir. Türkiye'nin her yıl '24 Nisan Sendromu' yaşamaya mahkum bir ülke olması düşünülemeyecektir. Daha önceki yıllarda vurguladığım gibi, bu duruma bir son verilmesinin artık zamanı gelmiştir. ABD'li siyasetçiler, Ermeni diasporasının siyasi desteği için Türkiye'yi feda etme gafletine düşerse, bunun sonuçlarına en başta Ermenistan olmak üzere herkes katlanacaktır. Türkiye'nin şerefli tarihi üzerinde hiçbir bedbaht karalama kampanyası yapamayacaktır. Türk milletini insanlığa karşı en ağır suç olan soykırım barbarlığına taraf olmuş ezik, lekeli ve yaralı bir millet konumuna düşürmeye hiç kimsenin de gücü yetmeyecektir. Bu yılın 24 Nisan günü Ermenistan'ın başkenti Erivan'da yapılan Türkiye ve Türk milleti aleyhtarı gösterilerde tahrikler alabildiğine tırmanmıştır. Ve gözü dönmüş göstericiler, Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti'nin bayraklarını protestolar eşliğinde yakma küstahlığını göstermişlerdir. Bilinmelidir ki, şanlı bayrağımız aziz milletimizin geçmişten bugüne varlığının simgesi ve kutsal bir milli değeridir. Al Bayrağımız milletimizin doğuşunun ve felaketlerden milletçe silkinip ayağa kalkışımızın iftiharı, rengini şehit kanlarından alarak milli ruhu nesillerden nesillere aktaran bağımsızlık sembolüdür. Kendi bayrağımız için duyduğumuz hayranlık ve saygıyı başka milletlerin de kendi bayraklarına duyduğunu kabul eden bir anlayışın temsilcisiyiz. Bu nedenle hiçbir milletin bayrağının ayaklar altında çiğnenmesini hoş görmek bir Türk evladı için söz konusu olamaz. Şanlı bayrağımızın bu şekilde sıradan bir bez parçasıymış gibi yakılmasına da sessiz ve tepkisiz kalmamız mümkün değildir. Türk milleti bu alçakça girişime dün olduğu gibi bugün de cevap verecek ve def edecek kuvvete fazlasıyla sahiptir. Buradan hükümeti, bayrağımızı yakmaya kadar vardıran tahrik ve saygısızlığa karşı daha kararlı durmaya, konuyu basit diplomatik mesajlarla geçiştirmemeye davet ediyorum. Türk milletiyle tarihsel husumeti bulunan mihrakların saldırılarına her platformda mutlaka engel olunmalı, karşı durulmalıdır. Milliyetçi Hareket bu konuda üstüne düşen her görevi yapmaya kuşkusuz hazır ve kararlıdır." "AZERBAYCANLI KARDEŞLERİMİZİN HAKLI DAVALARINI BİLİYOR VE YÜREKTEN SAHİPLENİYORUZ" Toprakları Ermeni işgali altında bulunan, ata yurtlarından zorla kopartılan bir milyon göçmenin acısını yaşayan Azerbaycanlı kardeşlerin haklı davalarını bildiklerini ve yürekten sahiplendiklerini dile getiren Bahçeli, "Dağlık Karabağ sorunu çözüm yoluna girmeden ve işgalci Ermeni güçleri tamamen çekilmeden Türkiye'nin Ermenistan'la ilişkileri normalleşemeyecektir. Buradan Azerbaycan'ın değerli yöneticilerine ve kardeş Azerbaycan halkına seslenmek istiyorum: Türk milleti her zaman Azerbaycan'ın yanında ve arkasında olmuştur, bundan sonra da soydaşlarını hiçbir şart altında yalnız bırakmayacaktır. Azerbaycan halkının aleyhine ve zararına olacak herhangi bir adım atılmasına Türk milleti izin vermeyecektir. 2 Nisan'da başlayıp 4 gün boyunca süren çatışmaların ardından Azerbaycan'ın Lele Tepe gibi stratejik noktaları tekrar almasından sevinç ve memnuniyet duyduğumuzu da özellikle belirtmek istiyorum. Türk milleti bir bütündür. Türklüğün yaşandığı her coğrafya bizim ilgi ve duyarlılık alanımızdadır. Azerbaycanlı soydaşlarımız Türk'tür, Türk milletinin vakur ve asil mensuplarıdır. Coğrafyalarımız ayrı, devletlerimiz farklı olabilir; ama biz aynı milletin, yürekleri bir atan evlatlarıyız. Ayrımız gayrımız yoktur. Çünkü biz Bakü'de Mahnı, Ankara'da oyun havasıyız. Gence'de destan, Dumlupınar'da bağımsızlık sevdasıyız. Dağlık Karabağ'da gözyaşı, Kars'ta zafer duasıyız. Bir yanımız Bahtiyar Vahapzade ise diğer yanımız Mehmet Akif Ersoy'dur.Gözümüzde Karacaoğlan neyse Kurbani odur. Guba'da ses veren balaban, Hızı'da dile gelen Tar; Erzurum'da vuran davulun, İstanbul'da öten neyin ikiz kardeşidir. Mustafa Kemal ne kadar Türkse, Mehmet Emin Resulzade ve Ebulfez Elçibey aynı oranda Türk'tür, Türk'ün iftihar listesindedir. Azadlık kaderimiz, Turan ülkümüzdür. Milliyetçi Hareket Partisi büyük Türk milletini; ortak bir tarihin sunduğu zemin üzerinde, birlikte yaşama arzu ve iradesini ortaya koyan, Tarihi süreçte ortak bir kaderi paylaşma duygusunu ve gelecek ülküsünü taşıyan, milletler camiasında kendine has vasıf ve kimliğe sahip olduğuna inanan sosyal bir bütün olarak mütalaa etmektedir. Millet gerçeği, Türkiye'mizin bağımsız, güçlü ve demokratik bir ülke olarak ilelebet var olmasının da sosyal ve kültürel temeli ve olmazsa olmaz ön şartıdır. İnanıyorum ki, Türk milleti taşıdığı sağduyu, irfan ve basireti gösterecek ve ne derece vahim olursa olsun her felaketi aşacak güce sahip olduğunu, dosta ve düşmana bir kez daha ispat edecektir. Yakın milli tarihimiz, çok daha umutsuz ve karanlık günlerde büyük Türk milletinin dirilişinin ve yükselişinin muhteşem örnekleri ile doludur. Türk milleti, karşısına çıkan bütün güçlükleri, tek vücut olarak ve ortak çabalarla aşma kudretini göstermiştir. Bütün ümidim ve temennim, bugün vatan ve millet sevdalılarının devletimize ve milletimize ruh veren ortak paydalarda bir araya gelerek Türkiye'yi hak ettiği mutlu yarınlara taşıyacak iradeyi göstermesidir. Bunu hem Azerbaycan ve tüm Türk coğrafyaları hem de Türkiye için Allah'tan niyaz ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi'nin milli bütünlüğümüzün bozulmasına yönelik tehlikelere karşı gösterdiği yüksek hassasiyet ve ısrarlı ikazların haklı yönü vardır. Bu samimi endişelerimiz, aşırı bir korkunun ve gereksiz vehmin ürünü değildir. Aziz vatanın kahraman evlatlarının devam eden şahadetleriyle birlikte, kritik bir yol ayrımına yaklaştığımız önümüzdeki dönemde, hiçbir mezhep, köken veya düşünce ayrımı yapmadan, herkesle kucaklaşıp harekete geçmek zamanı çoktan gelmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, iş işten geçmeden, ayrılma ve kırılma yaşanmadan, herkesi, vatan ve millet sevgisi etrafında, siyasi kaygıların üstünde bir gönül birliği ve kucaklaşmaya çağırmaktadır. Bunu gerçekleştirdiğimiz takdirde; milli mücadelenin aziz hatıraları işte o anda gerçek değerini ve yerini bulacaktır. Ve ne zaman ki milletimizin kardeşliği üzerinden kara bulutlar kalkar ise, kutlu ceddimizin fedakarlıkları, gayretleri ve mücadeleleri daha da anlam kazanacak ve ruhları şad olacaktır" diye konuştu.
26 Nisan 2016 00:00 | gündem
PTT 1. Lig'in 31. haftasında Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'u 3-2 yenen ve bir üst lige yükselmeyi garantileyen turuncu-beyazlı ekip, 12 yıllık Süper Lig özlemine son verdi .Adanaspor, PTT 1. Lig'de bitime 3 hafta kala hem şampiyonluğu hem de Spor Toto Süper Lig'e yükselmeyi garantileyerek önemli bir başarının altına imza attı. Adanaspor, PTT 1. Lig'de yaptığı son 19 maçta yenilgi yüzü görmedi. Teknik direktör Engin İpekoğlu yönetiminde ligde 20 maça çıkan turuncu-beyazlılar, 12. haftada sahasında Boluspor'a 2-1 mağlup olduktan sonra yenilmezlik serisi yakaladı. Son 19 karşılaşmada mağlup olmayan Adanaspor, bu müsabakaların 16'sını kazanıp, 3'ünde berabere kaldı, 51 puanı hanesine yazdırdı. Akdeniz temsilcisi, son 8 maçından ise galip ayrıldı. Adanaspor, söz konusu 19 karşılaşmada 37 kez fileleri havalandırırken, kalesinde 14 gol gördü. 2006-2007 sezonunda 3. Lig'deydi Adanaspor, 10 yıllık süre içinde 3. Lig'den Süper Lig'e yükselmeyi başardı. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 2005-2006 sezonu başında maddi sıkıntılar sebebiyle 3. Lig'e düşürülen Akdeniz temsilcisi, 2006-2007 sezonu sonunda 2. Lig'e yükseldi. Adanaspor, bir sonraki sezon 1. Lig'e çıkarken, 8 sezon boyunca Süper Lig'e çıkmak için mücadele verdi. Teknik direktör Engin İpekoğlu yönetiminde sezonu şampiyon tamamlamayı garantileyen turuncu-beyazlı takım, 10 yıl sonra Süper Lig'e dönmüş oldu. Tarihinde 5'inci kez Süper Lig'e yükseldi Adanaspor, tarihinde 5. kez Süper Lig'e yükselme başarısı gösterdi. Turuncu-beyazlı ekip, 1970-1971 sezonunda Bülent Eken, 1987-1988 sezonunda Ali Hoşfikirer, 1997-1998 sezonunda Ercan Albay ve 2001-2002 sezonunda Bahri Kaya yönetiminde Süper Lig'e yükselme başarısı göstermişti. Akdeniz temsilcisi ayrıca, 4 kez play-off mücadelesinde Süper Lig'in kıyısından dönmüştü. Turuncu-beyazlılar, 1994-1995, 1996-1997, 2009-2010 ve 2011-2012 sezonlarında play-off'larda mücadele etmiş ancak Süper Lig'e yükselememişti.
25 Nisan 2016 00:00 | spor
Terör örgütü DAEŞ tarafından Suriye'den ateşlenen roket mermisinin Kilis'e düşmesi sonucu yaralanan 23 yaşındaki Suriyeli Emin, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 2'ye yükseldi. Alınan bilgiye göre, terör örgütü DAEŞ tarafından Suriye'den Kilis'e atılan roket mermisi sonucu yaralanan 23 yaşındaki Suriyeli Fadıl Emin, kaldırıldığı Kilis Devlet Hastanesindeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Emin'in cenazesi, otopsi için Gaziantep Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 2'ye yükseldi. Suriye'deki DAEŞ mensuplarınca atılan 2 roket mermisinden biri cami avlusuna, diğeri de Karataş Mahallesi Ekinciler Sokağı'na düşmüştü. Patlamada, Fatma Demir (36) olay yerinde hayatını kaybetmiş, yaralanan 10 kişi hastaneye kaldırılmıştı. (AA)
25 Nisan 2016 00:00 | gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana'daki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada "Ne Dolmabahçe mutabakatı? Nereden çıkmış böyle bir şey? Böyle bir mutabakat söz konusu değil. Bu iktidarın terör örgütüyle bir mutabakatı söz konusu değildir, olmamıştır" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi'nde düzenlenen, Samsun Makina Sanayi AŞ Adana Fabrikası ile yapımı tamamlanan dig
24 Nisan 2016 00:00 | gündem
PTT 1. Lig'de Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'u 3-2 yenen Adanaspor, bitime 3 hafta kala Spor Toto Süper Lig'e yükselmeyi garantiledi.PTT 1. Lig'in 31. haftasında Adanaspor, 2-0 geriye düştüğü maçta deplasmanda Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'u 3-2 yendi. Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'u 3-2 yenerek bitime 3 hafta kala Spor Toto Süper Lig'e yükselmeyi garantileyen Adanaspor'da futbolcu ve taraftarlar, maçın bitiş düdüğünün ardından büyük sevinç yaşadı. Kamil Ocak Stadı'nda oynanan karşılaşmayı kendilerine ayrılan tribünde izleyen Adanasporlu taraftarlar, maçın bitiş düdüğünün ardından sahaya girdi. Turuncu-beyazlı futbolcuları omuzlarına alan taraftarlar, Gaziantep Büyükşehir Belediyesporlu taraftarların bulunduğu tribüne doğru yöneldi. Bu sırada sahada hazır bekleyen çevik kuvvet ekipleri, Adanaspor taraftarını kendileri için ayrılan tribünün olduğu bölgeye doğru yönlendirdi. Büyük sevincin yaşandığı sahada polis ekipleri, futbolcuların zarar görmemeleri için güvenlik koridoru oluşturdu ve soyunma odasına geçişlerini sağladı. Adanaspor, bu sonuçla ligin bitimine 3 hafta kala Spor Toto Süper Lig'e yükselmeyi garantiledi. Turuncu-beyazlılar, 12 yıl sonra Süper Lig'de mücadele edecek. 31. hafta mücadelesinde deplasmanda Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'u 3-2 yenerek bitime 3 hafta kala Spor Toto Süper Lig'e yükselmeyi garantileyen Adanaspor, 12 yıllık özlemini bitirdi. Son olarak 2003-2004 sezonunda Süper Lig'de mücadele eden turuncu-beyazlılar, Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'u Renan (2) ve Uche Kalu'nun golleriyle 3-2 yenerek puanını 65'e çıkardı. Akdeniz ekibi bu sonuçla, ligde kalan 3 haftada diğer sonuçlara bakılmaksızın Süper Lig'e yükselmeyi garantiledi. Adanaspor, 1970-1971 sezonunda Bülent Eken, 1987-1988 sezonunda Ali Hoşfikirer, 1997-1998 sezonunda Ercan Albay ve 2001-2002 sezonunda Bahri Kaya yönetiminde Süper Lig'e yükselme başarısı göstermişti. Bu sezon ise teknik direktör Engin İpekoğlu idaresinde bir üst lige çıkan Akdeniz ekibi, tarihinde 5'inci kez Süper Lig'e yükseldi. Turuncu-beyazlılar ayrıca, 4 kez play-off mücadelesinde Süper Lig'in kıyısından dönmüştü. Adanaspor, 1994-1995, 1996-1997, 2009-2010 ve 2011-2012 sezonlarında play-off'larda mücadele etmiş ancak Süper Lig'e yükselememişti. Engin İpekoğlu ile 19 maçlık yenilmezlik serisiAdanaspor, takımın başına 12. haftada geçen teknik direktör Engin İpekoğlu yönetiminde 19 maçlık yenilmezlik serisi yakaladı. Teknik direktör Eyüp Arın idaresinde sezonun ilk 11 maçında 4 galibiyet, 2 beraberlik ve 5 mağlubiyet alan turuncu-beyazlı ekip, bu sonuçlarla 14 puanla düşme hattının 3 puan üstünde 11. sırada yer almıştı. Ligin 12. haftasında göreve getirilen Engin İpekoğlu ile ilk maçta, sahasında Boluspor'a 2-1 kaybeden Adanaspor, daha sonra yenilgi yüzü görmedi. İpekoğlu ile 19 karşılaşmada 16 galibiyet, 3 beraberlik ve bir mağlubiyet alarak 51 puan toplayan ve puanını 65'e yükselten turuncu-beyazlılar, ligin bitimine 3 hafta kala Süper Lig'e adını yazdıran ilk takım oldu. Adanaspor, kalan 3 haftada, Multigroup Alanyaspor, Kardemir Karabükspor ve Vartaş Elazığspor ile karşılaşacak.
24 Nisan 2016 00:00 | spor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, Türkiye'nin yerli linyit santrallerinden birini açılışını gerçekleştirdiklerini belirterek, "Yerli kömürümüzü sonuna kadar kullanmaya devam edeceğiz." dedi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin özel sektör tarafından en büyük yerli linyit santrallerinden birini açılışını gerçekleştirdiklerini belirterek, "Yerli kömürümüzü sonuna kadar kullanmaya devam edeceğiz." dedi. Albayrak, Enerjisa tarafından Adana'nın Tufanbeyli ilçesinde yapımı tamamlanan "Enerjisa Tufanbeyli Termik Santrali Açılış Töreni"nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin özel sektör tarafından yapılan en büyük yerli linyit santrallerinden birini açılışını yaptıklarını söyledi. 2002'de 31 bi
24 Nisan 2016 00:00 | gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan. "Ey Avrupa, ey dünya eğer Türkiye'nin gerçek fotoğrafını görmek istiyorsan işte buraya bak. Türkiye'yi anlamak için bakacağın yer bu tesis, yatırımlar ve hizmetlerdir." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adana'da, Enerjisa Tufanbeyli Termik Santrali açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Bildiğiniz gibi bu tür yatırımlarda bir çok 'İstemezük' diyenler çıkar fakat bunların üzerine üzerine gitmek suretiyle onlara bunu kabul ettirmek durumundayız, tüm milletimizin menfaati çıkarı için, ülkemizin menfaati, çıkarı için." dedi. "İthal kömürün ülkemize gelmesine karşıyım"Erdoğan, "İlla ithal kömür alalım gayreti içerisinde olanlar var. Ben şahsen ithal kömürün ülkemize gelmesine karşıyım. Niye karşıyım? Cari açığı tahrik ettiği için karşıyım. Benim yerli kömürüm var. İthal kömürden beş kullanacağın yerde bundan 10 kullanırsın ama yerli kömür kullanırsın. Yerli kömürü kullanmak suretiyle cari açığı düşürürüz." ifadelerini kullandı. "Benim için aslolan milletimin, ülkemin menfaatidir""Bizdeki bazı çevrecilerin kömür, hidroelektrik ve nükleer santraller karşıtı eylemleri hiçbirimizi yanıltmasın. Bunlara çok fazla kulak asmaya da gerek yok. Gereğini yapmak durumundayız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Benim için aslolan milletimin, ülkemin menfaatidir. Bunun karşısına dikilenlerin hepsi teferruattır, bunu bir kenara koyalım." şeklinde konuştu. "Türkiye'yi anlamak için bakacağın yer işte burasıdır"Erdoğan, "Eğer Türkiye'de bugün terör belasıyla karşı karşıyaysak bunun en önemli sebeplerinden bir tanesi nedir biliyor musunuz? Türkiye'nin ilk 10'a yürüme sürecidir ve bunlar ülkemizi terör belasıyla bu amacından uzaklaştırmanın gayreti içerisindeler. Ama biz bu amacı da biliyoruz ve bunu da yıkacağız." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ey Avrupa, ey dünya eğer Türkiye'nin gerçek fotoğrafını görmek istiyorsan işte buraya bak." ifadelerini kullanarak şöyle konuştu: "Terör sadece bizim değil tüm insanlığın sorunu. Terör olayları üzerinden Türkiye'yi okumaya kalkarsan yanılırsın. Tamamı da siyasi hesapların ürünü, tamamı da ideolojik körlüklerle, çarpıtmalarla, yalanlarla bezeli raporlar Türkiye'yi anlatmıyor, anlatamaz da. Türkiye'yi anlamak için bakacağın yer işte burasıdır. Bu tesis, bu yatırımlar, bu hizmetlerdir."
24 Nisan 2016 00:00 | gündem
Orman ve Su İşleri Bakanlığınca, dünyada "siyah elmas" olarak nitelendirilen, kilogram fiyatı 200 ila 5 bin avro arasında değişen trüf mantarının üretilmesi amacıyla çalışma yürütülüyor.Orman Genel Müdürlüğü ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ), "siyah elmas" olarak nitelendirilen trüf mantarı üretimi amacıyla "Trüf Ormanı Eylem Planı" hazırlandı. Plan kapsamında Denizli, Muğla, Ermenek, Antalya, Adana ve Yalova'da trüf mantarı ormanları kuruldu. Bu ormanlardan trüf mantarının ilk hasadının 2018'de Muğla'da yapılması bekleniyor. Trüf Uygulama ve Araştırma Merkezi kuruldu Çalışmalar kapsamında MSKÜ'de Trüf Uygulama ve Araştırma Merkezi kuruldu. Trüf aşılı fidan üretiminin yapıldığı merkezde, elde edilen trüfler vakum makinesiyle daha uzun ömürlü hale getiriliyor. Trüf konusunda yeni yöntemler ve son gelişmeler de laboratuvar ortamında gözlemleniyor. Merkez Müdürü Prof. Dr. Aziz Türkoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, trüf eylem planı kitabı hazırlandığını belirterek, "Dünyada ekonomik değeri en yüksek trüf türlerini merkezimizde bulunduruyoruz. Bunlardan biri İtalyan beyaz trüfü ve kilogramı 3 bin 500 avrodan başlıyor, altından daha değerli. " "Kara elmas" adı verilen kışlık siyah trüflerin de bulunduğunu anlatan Türkoğlu, "Bunun kilosu yaklaşık bin avro. Kış döneminde ürün veriyor ve ılıman iklimlerde üretiliyor. Ekonomik değeri çok yüksek 4 türden 3'ünün üretimiyle ilgili çalışmalar yapıyoruz." bilgisini verdi. 17 trüf ormanı oluşturulacak MSKÜ kampüsünde 40 dönüm trüf ormanı oluşturduklarına işaret eden Türkoğlu, proje kapsamında Türkiye'de 17 noktada trüf ormanları oluşturulacağını sözlerine ekledi.
23 Nisan 2016 00:00 | ekonomi
Orman ve Su İşleri Bakanlığınca, dünyada "siyah elmas" olarak nitelendirilen, kilogram fiyatı 200 ila 5 bin avro arasında değişen trüf mantarının üretilmesi amacıyla çalışma yürütülüyor.Plan kapsamında Denizli, Muğla, Ermenek, Antalya, Adana ve Yalova'da trüf mantarı ormanları kuruldu. Bu ormanlardan trüf mantarının ilk hasadının 2018'de Muğla'da yapılması bekleniyor. Trüf Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulduÇalışmalar kapsamında MSKÜ'de Trüf Uygulama ve Araştırma Merkezi kuruldu. Trüf aşılı fidan üretiminin yapıldığı merkezde, elde edilen trüfler vakum makinesiyle daha uzun ömürlü hale getiriliyor. Trüf konusunda yeni yöntemler ve son gelişmeler de laboratuvar ortamında gözlemleniyor. Merkez Müdürü Prof. Dr. Aziz Türkoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, trüf eylem planı kitabı hazırlandığını belirterek, "Dünyada ekonomik değeri en yüksek trüf türlerini merkezimizde bulunduruyoruz. Bunlardan biri İtalyan beyaz trüfü ve kilogramı 3 bin 500 avrodan başlıyor, altından daha değerli. " "Kara elmas" adı verilen kışlık siyah trüflerin de bulunduğunu anlatan Türkoğlu, "Bunun kilosu yaklaşık bin avro. Kış döneminde ürün veriyor ve ılıman iklimlerde üretiliyor. Ekonomik değeri çok yüksek 4 türden 3'ünün üretimiyle ilgili çalışmalar yapıyoruz." bilgisini verdi. 17 trüf ormanı oluşturulacakMSKÜ kampüsünde 40 dönüm trüf ormanı oluşturduklarına işaret eden Türkoğlu, proje kapsamında Türkiye'de 17 noktada trüf ormanları oluşturulacağını sözlerine ekledi.
23 Nisan 2016 00:00 | ekonomi
FETÖ/PDY'nin "Futbolda şike" soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle yürütülen soruşturma kapsamında 46 kişi adliyeye sevk edildi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fetullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) "Futbolda şike" soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 49 kişiden 1'i savcılık talimatıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, 46'sı adliyeye sevk edildi. Soruşturma çerçevesinde, İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin, İstanbul merkezli Adana, Adıyaman, Ağrı, Amasya, Artvin, Bartın, Bursa, Diyarbakır, Düzce, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kocaeli, Malatya, Mardin, Muş, Niğde, Siirt, Sivas, Sinop, Şanlıurfa, Şırnak ve Van'da düzenlediği eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin bir kısmının emniyetteki işlemleri tamamlandı. Gözaltına alınan 49 kişiden 1'i savcılık talimatıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, 46'sı adliyeye sevk edildi. 2 şüphelinin işlemleri ise sürüyor. Soruşturma kapsamında haklarında yakalama kararı bulunan eski Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, eski Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan, eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Osman Karakuş, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nden sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Ahmet Davulcu, eski Emniyet Amiri İbrahim Emre, eski Zaman gazetesi haber müdürü Muhammet Fatih Uğur, avukat Halil İbrahim Koca'nın aranmaları devam ediyor.
22 Nisan 2016 00:00 | spor
Sahil Güvenlik BOTAŞ Deniz Güvenlik Takım Komutanlığı hizmet binası, düzenlenen törenle hizmete girdi.Sahil Güvenlik BOTAŞ Deniz Güvenlik Takım Komutanlığı hizmet binasının açılışı için BOTAŞ Petrol İşletmeleri Bölge Müdürlüğünde tören düzenlendi. Törende konuşan Adana Valisi Mustafa Büyük, kurumlar arasında işbirliği yapılması gerektiğini ifade ederek, şöyle devam etti: "Bu çerçevede sadece ilimizin değil ülkemizin en stratejik tesislerinden olan BOTAŞ tesislerinin denizden gelecek herhangi bir tehlikeye karşı korunması ve güvenlik hizmetlerinin verilmesi çok anlamlı ve önemli hale geldi. Açacağımız hizmet binasının fark edilen bu önemli çalışmaları bundan sonra çok daha güvenli ve huzurlu bir şekilde görev yapmamıza imkan sağlayacaktır. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum." Tamamı rütbeli 17 personel 7/24 görev yapıyor Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı Kıdemli Albay Fatih Erhan, ülkenin sahip olduğu stratejik öneme haiz kritik tesislerin denizden güvenliğinin sağlanmasının da Sahil Güvenlik Komutanlığının başta gelen görevleri arasında olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: "Ceyhan ve Dörtyol'da bulunan BOTAŞ tesislerinin güvenliği de bu kapsamda gerçekleştirilmektedir. BOTAŞ Deniz Güvenlik Merkezi Binası, BOTAŞ-BİL Genel Müdürlükleri arasında 2008 yılında imzalanan protokol esaslarına dayanılarak inşa edilmiş olup, son teknoloji radar, kameralar ve deniz gözetleme sistemleriyle teçhiz edilmiştir. Tesisin tamamlanmasını müteakip Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yapılan atamalarla tamamı rütbeli 17 personel ile 7 gün 24 saat esasına göre deniz güvenliği daha etkin bir şekilde idame edilmeye başlanmıştır." Terör saldırılarına müdahale tatbikatı düzenlendi Açılış sonrası BOTAŞ Limanı'nın 3 mil açığında "terör saldırılarına müdahale tatbikatı" gerçekleştirildi. Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığınca 223 personelin katılımıyla düzenlenen tatbikatta senaryo gereği, teröristler kaçırdıkları bir ticari gemiden aldıkları iki botla BOTAŞ iskelelerine saldırı düzenlemek istedi. Sahil Güvenlik BOTAŞ Deniz Güvenlik Takım Komutanlığınca teröristlerin kaçırdığı botların radarla tespit edilmesinin ardından müdahale edildi."
22 Nisan 2016 00:00 | ekonomi
Can Dündar ve Erdem Gül'ün yargılandıkları davanın, Yargıtay'daki MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davayla birleştirilmesi talebi reddedildi. Mahkemesi heyeti, duruşmayı 6 Mayıs'a erteledi. Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün, gazetede, MİT'e ait yardım tırlarının durdurulması olayına ilişkin gizli kalması gereken bilgi ve fotoğraflara yer verdikleri gerekçesiyle ''casusluk'', ''darbeye teşebbüs'' ve ''FETÖ/PDY örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek yardım etmek'' suçlarından yargılandıkları davanın, Yargıtay'daki MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davayla birleştirilmesi talebi reddedildi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde kapalı yapılan duruşmada, MİT Müsteşarlığı adına Hazine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatları müdahil olarak hazır bulundu. Sanıklar Dündar ve Gül'ü, 100'ü aşkın avukat temsil etti. Duruşmada, dosyaya gelen evrakların okunmasının ardından gazeteci Emre Erciş'in tanık sıfatıyla ifadesine başvuruldu. Tanık beyanının alınmasının ardından Cumhuriyet Savcısı Evliya Çalışkan, dava dosyasının, aradaki irtibat nedeniyle MİT tırlarının durdurulmasıyla ilgili eski Adana Cumhuriyet Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık, eski Adana İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Özkan Çokay, savcılar Aziz Takçı, Özcan Şişman ile Ahmet Karaca ile 33 askeri personelin yargılandığı Yargıtay 16. Ceza Dairesindeki davayla birleştirilmesini talep etti. Verilen aranın ardından yeniden başlayan duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dava dosyasının, aradaki irtibat nedeniyle MİT tırlarının durdurulmasıyla ilgili 38 kişinin yargılandığı Yargıtay 16. Ceza Dairesindeki davayla birleştirilmesini talebini, irtibat varsa da yargılamanın geldiği safha ve dava dosyasının durumunu göz önüne alarak reddetti. Dava dosyasının mütalaasını hazırlaması için Cumhuriyet Savcısı Evliya Çalışkan'a gönderilmesine hükmeden heyet, duruşmayı 6 Mayıs'a erteledi.
22 Nisan 2016 00:00 | gündem
Rekabet Kurulu, Türk Eczacılar Birliği ile 7 eczacı odası hakkında soruşturma açtı.Rekabet Kurumunun internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında 1 Şubat 2012'de imzalanan "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol" ve buna bağlı işlemlerle reçetelerin tek elden dağıtımı ve belirlenen sıra-limit dahilinde eczaneler arasında paylaştırılması sağlanarak rekabetin ihlal edildiği iddiası, Ankara 9. İdare Mahkemesinin kararı üzerine yeniden değerlendirildi. Yapılan araştırmalar doğrultusunda 19 Şubat 2014'te verilen karar aleyhine açılan dava sonucunda iptal edilen karara ilişkin bilgileri müzakere eden Kurul, Türk Eczacıları Birliği, İzmir 3. Bölge Eczacı Odası, Adana Eczacı Odası, Bursa Eczacı Odası, Adıyaman Eczacı Odası, Antalya Eczacı Odası, Uşak Eczacı Odası ve Giresun Eczacı Odası hakkında soruşturma açılmasına karar verdi. Öte yandan, haklarında soruşturma yürütülen Türk Telekomünikasyon AŞ'nin sözlü savunma toplantısının 25 Mayıs'ta, Yemek Sepeti Elektronik İletişim Tanıtım Pazarlama AŞ'nin sözlü savunma toplantısının ise 31 Mayıs'ta yapılacağı duyuruldu.
21 Nisan 2016 00:00 | ekonomi
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının Adana'da yaptığı arama çalışmalarında doğalgaza rastlandığı bildirildi. Türkye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO), Adana'nın Sarıçam ilçesi İncirlik Mahallesi yakınlarındaki Paşaoğlu mevkisinde bir kaç yerde doğalgaz arama çalışması yaptığı belirtildi. Ekipler, çalışma yapılan bölgede doğalgaza rastladı. Bulunan gazın rezervinin ve kalitesinin belirlenmesi için bölgede iki yerde deneme ve kontrol amaçlı sondaj vurularak gazı yakma işleminin yapıldığı belirtildi. Yetkililer, sürecin uzun ve detaylı inceleme içerdiğini, başka bir açıklama yapamayacaklarını belirtti. Öte yandan, yöre sakinlerinden Hasan Aslan, yaklaşık 10 gündür aralıklarla yakma işleminin yapıldığını söyledi.
21 Nisan 2016 00:00 | gündem
Osmaniye merkezli 4 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik eş zamanlı operasyonda adliyeye sevk edilen 11 şüpheliden 4'ü tutuklandı. Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen 11 şüpheliden E.K. (46), Beyaz Ay Derneği Şube Başkanı A.P. (52), Osmaniye Girişimci İşadamları Derneği (OGİAD) eski başkanı M.K. (44) ve A.P. (47) çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, 7 şüpheli ise yurt dışı yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gözaltına alınan 9 şüpheli adliyeye sevk edilirken, adreslerinde bulunamayan 3 zanlının aranmasına devam ediliyor. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Osmaniye, Adana, Mersin ve Isparta'da, Sosyal Destek Programı (SODES) projelerinde usulsüzlük yaptıkları, örgüte mali kaynak sağladıkları iddia edilen dernek yöneticileri, eğitimci ve iş adamlarına yönelik eş zamanlı operasyonda dün 20 şüpheli gözaltına alınmıştı.
21 Nisan 2016 00:00 | gündem
Türkye Petrolleri Anonim Ortaklığının Adana'da yaptığı arama çalışmalarında doğalgaza rastlandığı bildirildi. Türkye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO), Adana'nın Sarıçam ilçesi İncirlik Mahallesi yakınlarındaki Paşaoğlu mevkisinde bir kaç yerde doğalgaz arama çalışması yaptığı belirtildi. Ekipler, çalışma yapılan bölgede doğalgaza rastladı. Bulunan gazın rezervinin ve kalitesinin belirlenmesi için bölgede iki yerde deneme ve kontrol amaçlı sondaj vurularak gazı yakma işleminin yapıldığı belirtildi. Yetkililer, sürecin uzun ve detaylı inceleme içerdiğini, başka bir açıklama yapamayacaklarını belirtti. Öte yandan, yöre sakinlerinden Hasan Aslan, yaklaşık 10 gündür aralıklarla yakma işleminin yapıldığını söyledi.
21 Nisan 2016 00:00 | gündem
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünce 25-30 Nisan'da düzenlenen "12. Küçük Hanımlar Küçük Beyler Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali" kapsamında, 4 ülkeden 5 tiyatro grubu minik izleyicilerle buluşacak.Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na tiyatro sanatıyla katkıda bulunmak, Türk tiyatrosunun dünya çocukları yoluyla yurt dışına açılımını sağlamak, yurt dışında bu daldaki gelişmeleri takip etmek amacıyla her yıl aynı tarihlerde gerçekleştirilen festivalde, bu sene 4 ülkeden tiyatro grupları ağırlanacak. İtalya, İspanya, Hırvatistan ve İran'dan grupların katılacağı festivalde, kukla, gölge oyunu, kara tiyatro, dans tiyatrosu, opera, bale ve sokak tiyatrosu gibi farklı tekniklerin kullanıldığı çocuk oyunları sahnelenecek, seminer ve söyleşiler gerçekleştirilecek. Festival kapsamında, İtalya'dan Tiyatro Koreja, Enzo Toma'nın yazıp yönettiği, insan ilişkilerini ele alan "Eskü Püskü Opera"yı minik izleyicilerle buluşturacak. Oyun, 26 ve 27 Nisan saat 11.00 ve 14.00'te Stüdyo Sahne 1'de izlenebilecek. Hırvatistan'dan Mala Scena ve Triko Sirk Tiyatrosu da Lana Saric'in yazıp, Ivica Simic'in yönettiği "Küçük İğne Kız" oyunuyla minik seyircilerin karşısına çıkacak. İran'dan gelecek Mika Tiyatrosu da Ali Bernon'un yazıp yönettiği "Kuşi ve Muşi" oyununu sahneleyecek. İspanya'dan gelecek Cia La Tal grubu, Company La Tal'ın yazıp yönettiği "Guguklu Saat" ile 26 ve 27 Nisan saat 11.00 ve 14.00'te Şinasi Sahnesi'nde miniklerle bir araya gelecek. Festival kapsamında, Van, Adana, İzmir, Eskişehir, İstanbul, Trabzon, Diyarbakır, Konya'dan gelen tiyatro grupları ve Ankara Devlet Tiyatrosu da çeşitli etkinlikler düzenleyecek. Tüm oyunlar, saat 11.00 ve 14.00'te gösterilecek. Çocuklar bayramda eğelenceye doyacak AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, "Daima Çocuk" sloganıyla 32. Çocuk Şenliği'ni başlattı. Şenlikte 24 Nisan'a kadar çamur, drama, beden perküsyon, oyun yazım ve karagöz atölyelerinin yanı sıra, "Turunç'un Bahçesi", "Afacan Tilki", "Oyun Treni", "Alaaddin'in Sihirli Lambası", "Kral Çıplak", "Karlar Ülkesi", "Taş", "Cimri", "Adada Şamata", "3 Kardeş ve Muhteşem Kurt" ve "3 Kumbara" oyunları sahnelenecek. İstanbul Devlet Tiyatrosu "Lay Lay Lom" oyununu 24 Nisan ve 26 Nisan'da Üsküdar Stüdyo Sahne'de sergileyecek. Zorlu Çocuk Tiyatrosu'nun "Kibritçi Kız Müzikali", 23, 24 ve 30 Nisan'da Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde izlenebilecek. İş Sanat'ın sevilen müzikli oyunu "Keloğlan", 24 Nisan'da çocuklarla buluşacak. Türkiye'nin ilk ve tek ulusal çocuk senfoni orkestrası Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası (DÇSO), 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na özel gösteri sahneleyecek. Kuruluşunun 11. yılını kutlayan orkestra, Sihirli Flüt operasından esinlenerek hazırlanan ve 24 Nisan'da TİM Show Center'da sahnelenecek "Mozart'ın Sihirli Dünyası"nda ünlü operadan bölümler seslendirecek. Akbank Sanat, yarın ve 22 Nisan'da, çocukların katılımına açık yaratıcı ve eğlenceli atölye çalışmaları hazırladı. Çocuklar, "Oyuncak Heykel", "Mini Mozaik", "Eller Kollar Artık Hepsi Heykeller" atölyeleri ile profesyonel bir özgün baskı resim atölyesinde çalışma imkanı sunan "Linol Baskı" atölyesine katılabilecek. Yazar ve şair Sunay Akın'ın, "5000 Yıllık Hikaye: Oyuncak Sergisi" de ziyarete açılacak. Maltepe Belediyesi, çocuklar için "Sokak Tiyatrosu Şenliği" düzenleyecek. Öğrenciler, Zorlu PSM'de devam eden "Digital Revolution" sergisini 23 Nisan'da ücretsiz ziyaret edebilecek.
20 Nisan 2016 00:00 | kültür sanat
nullTürkiye genelindeki madde bağımlılığı merkezlerinde 2009'da 108 bin 687 kişi tedavi görürken, 2014'te bu sayı 276 bin 307'ye çıktı. Türkiye genelindeki madde bağımlılığı merkezlerinde 2009'da 108 bin 687 kişi tedavi görürken, 2014'te bu sayı 276 bin 307'ye yükseldi. Madde bağımlılığı tedavisi gören hasta sayısı, yıllar itibariyle artış gösterdi. Türkiye'de 2012 öncesinde 19 olan madde bağımlılığı tedavi merkezlerinin sayısı 54'e ulaşırken, merkezlerin artışı hizmete erişimi de kolaylaştırarak, tedavi görenlerin sayısındaki yükselişi de beraberinde getirdi. Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından takip edilen tedavi verileri, ayaktan ve yatarak tedavi gören hasta sayılarındaki artışı da ortaya koyuyor. Bu verilere göre, madde bağımlılığı tedavi merkezlerinde ayaktan ve yatarak 2009'da 108 bin 687, 2010'da 142 bin 200, 2011'de 168 bin 999, 2012'de 228 bin 230, 2013'te 258 bin 82, 2014'te 276 bin 307 hasta tedavi gördü. Türkiye 2014 yılı Uyuşturucu Raporu verilerine göre, tedaviye başvuran hastalar, 20-29 yaş grubunda yoğunlaşıyor. Bu yaş grubundaki hastaların toplam hastalara oranı yüzde 56,9. Tedaviye başvuran hastaların yaş ortalaması ise 26-28 olarak belirlendi. Tedavi gören hastaların yüzde 94,4'ü erkek, yüzde 5,6'sı kadın. En yüksek vaka sayısı yüzde 32,97 ile İstanbul'da görülüyor, bunu yüzde 12'lik vaka oranıyla da Adana izliyor. Rapora göre, doğrudan madde bağlantılı olarak 2007'de 136, 2008'de 147, 2009'da 153, 2010'da 126, 2011'de 105, 2012'de 162, 2013'te de 232 kişi hayatını kaybetti.
19 Nisan 2016 00:00 | sağlık

sayfa sayısı: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11


Hakkımızda  -  İletişim  -  Gizlilik  -  Firma, Mekan Kayıt

© 2007-2008 adanadaki.com,  6.0.131